3. Hukuk Dairesi 2025/5 E. 2025/3446 K. — Yargıtay Kararı
3. Hukuk Dairesi 2025/5 Esas 2025/3446 Karar 23.06.2025
3. Hukuk Dairesi 2025/5 E., 2025/3446 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2415 E., 2024/2002 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/568 E., 2021/433 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalı arasında imzalanan 01.08.2013 tarihli Konut Tahsis sözleşmesiyle, ... ilçesi 869 ada 158 parselde kayıtlı taşınmazda A1 Blok 138 Nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın satımın müvekkillerine vaad edildiğini, satım bedeli olarak 530.250,00 TL belirlendiğini ve bu bedelin 1 peşin 3 taksit olmak üzere toplam 235.532,53 USD olarak davalıya ödendiğini, 2016 yılında teslim edilmesi gereken inşaatın yapımına başlanmadığını, projenin idare tarafından durdurulduğunu, bu arada davalının, müvekkillerine, ... projesinden satın aldıkları A1 Blok 138 nolu dairenin iptalini istediklerinden dolayı ödedikleri 307.116,83 TL'nin ... Projesinden satın aldıkları A1 Blok 235 nolu dairenin peşinat ödemesi olarak işlem görülmesini rica ettikleri şeklinde 01.04.2016 tarihli bir yazı imzalattığını, yine aynı tarihte davalının müvekkillerini kandırarak müvekkilleriyle davalı arasında A1 Blok 138 nolu bağımsız bölüm satışı ile ilgili olarak imzalanan 01.08.2013 tarihli sözleşmenin feshedildiği ve anılan sözleşme nedeniyle davalı şirketten hak ve alacağının kalmadığına ve şirketi ibra ettiğine dair bir yazının alındığını bu yazı mukabilinde müvekkillerine hiç bir ödeme yapılmadığının banka kayıtlarıyla sabit olduğunu, ifa imkansızlığı nedeniyle müvekkilleri tarafından davalıya taşınmaz bedeli olarak ödenen 235.532,53 USD'nin ihtarın tebliği tarihi ile oluşan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek dönemsel (dövize uygulanacak 1 yıllık mevduat faizi) faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacılar tarafından müvekkili şirkete 530.251,84 TL yatırılmış olduğunu, yabancı para borcu cinsinden bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığının sabit olduğunu, somut uyuşmazlıkta sözleşme konusu projenin bulunduğu parsel/parselleri kapsayan alana ilişkin imar planlarının iptali nedeniyle geçici ifa imkansızlığı bulunduğunu, müvekkili şirketin, kusuruna dayalı olmayan geçici ifa imkansızlığının devam ettiği sürelerin sözleşme ile belirlenen teslim sürelerine eklenmesi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta akde tahammül süresinin dolduğudan bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar tarafından davalıya toplam 530.250,83 TL ödenildiğinin sabit olduğu, taraflar arasında yapılan ilk sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle 01.04.2016 tarihli sözleşmenin ifasının gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmediğinden hukuken geçerli olmadığı, hukuken geçerli olmayan sözleşmenin de taraflar için hak ve yükümlülükler doğurmayacağından, geçersiz sözleşmelerde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 45/3 maddesine göre tarafların aldıklarını iade ile yükümlü oldukları, davacı tarafın taşınmazı teslim edilmediğinden ve taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığından sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talep hakkının olduğu, İstanbul 8.İdare Mahkemesinin dava konusu taşınmazı da kapsayan imar planlarına yönelik işlemlerin yürütmesini 06.12.2013 tarihi itibarıyla durdurduğu ve 14.02.2014 tarihi itibarıyla iptal ettiği, 01.04.2016 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi tarihi itibarıyla İdare Mahkemesinin iptal kararının henüz kesinleşmemesi nedeniyle ifa imkansızlığının geçici mahiyette olduğu, hali hazırda yeni imar planı yapılması faaliyeti bulunmadığı ve yeniden imar planı yapımına başlanılmasında da bir belirlilik bulunmadığı gözetildiğinde, yeni imar planları yapılana kadar geçecek sürenin geçici imkansızlık süresi sayılamayacağı ve ifa alacaklısı olan davacıların bu gecikmeli süreye tahammül göstermesinin beklenemeyeceği, davacıların sözleşmeden dönmüş olmaları nedeniyle ödemiş oldukları tutarları Borçlar Kanununun 136. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davalıdan talep edebilecekleri,taraflar arasında taksitlerin USD olarak kararlaştırdığı ama davalıya TL karşılığının ödeneceği hususunda somut bir delil ve anlaşma bulunmaması nedeniyle ödemelerin TL üzerinden yapıldığı esas alınarak, davacılar tarafından davalıya yapılan 530.250,83 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 530.250,83 TL'nin 30.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı taraf sözleşmenin döviz kuru üzerinden anlaşma yapıldığı, ödemenin döviz kuru üzerinden yapılması gerektiğini belirttiği, taraflar arasındaki sözleşmelerde döviz yönünden bir tespit yapılmadığı gibi ödemenin de döviz olarak ödenmediği, davacı tarafın denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde bir talebininde olmadığı, ödemelerin de TL üzerinden yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taraflar arasında döviz cinsinden ödeme konusunda anlaşma olmadığı belirtilerek TL cinsinden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki dolar kuru üzerinden ödendiği hususu dikkate alınmadığını, yine alacağının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplaması yapılmadığını, bilirkişi raporuna göre dolar cinsinden anlaşma yapılmadığı kanaatine varılmış ise de, bilirkişinin hukuki yorum yapamayacağı izahtan vareste olduğunu, sözleşme yorumunun amacının Türk Borçlar Kanunu'nun 19/I maddesi gereğince tarafların gerçek iradesinin tespiti olduğunu, yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklerin gerçek irade karşısında önemsiz olduğu, Türk lirası olarak ödemiş olsa dahi yapılan ödemenin ödeme gününe denk gelen dolar kurundan yapıldığı görülmekle taraflar arasındaki anlaşmanın döviz cinsinden yapıldığını kabulünün hakkaniyete uygun olacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifa imkansızlığı nedeniyle davalı tarafa ödenen bedelin dövize uygulanacak yıllık mevduat faizi ile birlikte tahsil talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesine ve kararda belirtilen gerekçelere göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin resmi şekil şartlarına uymadığından geçersiz olduğu, taraflar arasında taksitlerin USD olarak kararlaştırdığına dair delil bulunmadığı ve ödemelerin TL üzerinden yapıldığı anlaşılmış olup davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.