3. Hukuk Dairesi 2012/5167 E. 2012/8830 K. — Yargıtay Kararı
3. Hukuk Dairesi 2012/5167 Esas 2012/8830 Karar 03.04.2012
3. Hukuk Dairesi 2012/5167 E., 2012/8830 K.
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 8.600,00 TL borçlu olmadığının tesbiti faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı; dava dilekçesinde; davalı tarafından aleyhine kızı ...'nin nafaka alacağı için haksız ve mesnetsiz takip yaptığını, kızına aylık 200 TL nafakasını ödediğini davalıya 8600 TL nafaka borcunun olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; davacının davasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.İİK’nun 72.maddesi uyarınca açılan menfi tesbit (ve istirdat) davası genel hükümlere tabidir. İcra ve İflas Kanununda göreve ilişkin özel bir hüküm öngörülmemiştir. Görevli mahkeme HUMK’nun 1 ve 8.maddelerine göre borçlunun borçlu olmadığını ileri sürdüğü miktar dikkate alınmak suretiyle tesbit olunur. Davada, nafaka borcunun bulunmadığının tesbiti ve takibin iptali talep edilmektedir. Borcun TMK’nun 197.vd. maddelerinde belirtilen tedbir nafakasından kaynaklandığı ve dolayısı ile “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre; açılan bu davanın 4787 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince, Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir.Bu nedenle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.