3. Ceza Dairesi 2020/8881 E. 2020/16193 K. — Yargıtay Kararı
3. Ceza Dairesi 2020/8881 Esas 2020/16193 Karar 12.11.2020
(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/8881 E., 2020/16193 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1) Sanığın eylemi neticesinde, katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Milas Devlet Hastanesinde görevli KBB uzmanınca tanzim olunan 18.06.2015 tarihli raporda, “Os nazalde deplase fraktür, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayat fonksiyorlarına etkisi (1). derecedir, deplasedir, hastaya operasyon önerildi.” şeklinde görüş belirtilmesi ve bahsekonu kemik kırığının yüz bölgesi dahilinde bulunması nazara alınarak, yüzde sabit iz’e ya da yüzün sürekli değişikliğine neden olup olmadığı hususunda herhangi bir görüş belirtilmemesi karşısında mezkur raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek katılanın, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri, kırık nedeniyle operasyon geçirmişse buna ilişkin tüm kayıt, muayene ve operasyon evrakları ile geçici ve kesin adli muayene raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki ile yapılacak fiziki muayenesini müteakip, mevcut yaralanmanın niteliğine ilişkin 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule ve uygulamaya göre de; 2) Sanık ile hakkında “beraat” kararı verilen temyiz dışı sınak İbrahim’in, her aşamada istikrarlı beyanarı ile öncelikle katılanın sanığa hakaret edip yumruk atması üzerine sanığın atılı suçu işlediğini beyan etmeleri karşısında, dosya kapsamında görgüye dayalı bilgi sahibi olduğu anlaşılan ve hazırlık aşamasında beyanı tespit olunan tek tanık Selahattin, usulüne uygun davetiye ile duruşmaya celbolunarak olayın başlangıç ve gelişimine ilişkin ayrıntılı beyanlarının tespiti ile ilk haksız hareketin
kimden geldiğinin tespiti yoluna gidilmesi, bunun mümkün olmaması durumunda ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” de gözetilerek, asgari oranda (¼) uygulanıp uygulanmayacağının, karar yerinde tartışmasız bırakılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.