3. Ceza Dairesi 2011/12857 E. 2011/14017 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2011/12857 E. 2011/14017 K. — Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2011/12857 Esas 2011/14017 Karar 12.10.2011
3. Ceza Dairesi 2011/12857 E.,  2011/14017 K.

Orman arazisini işgal suçundan sanık ...'ın,6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 23.02.2009 tarihli ve 2008/78 esas,2009/98 sayılı kararına sanık tarafından yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına dair ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2011 tarihli ve 2011/44 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.06.2011 tarih ve 2011/8555-36203 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2011 tarih ve 2011/241843 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
... 2.Asliye Ceza Mahkemesince,6008 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanunun geçici 2.maddesine göre, 25.07.2010 tarihine kadar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanların,bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren 15 ... içinde mahkemeye başvurmaları halinde ,mahkemece,hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının geri alınması gerektiği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesinin 6.fıkrasının c bendine eklenen “Sanığın kabul etmemesi halinde,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.”biçimindeki düzenleme nazara alınmak suretiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
25.07.2010 tarihli ve 27652 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7.maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesinin 6.fıkrasına son cümle olarak eklenen “Sanığın kabul etmemesi halinde,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.”biçimindeki düzenlemenin ... 1.Sulh Ceza Mahkemesince kararın verildiği 23.02.2009 tarihinde yürürlükte bulunmadığı,bu sebeple bu hususun mahkemesince sanığa sorulmasının mümkün olmadığı,
Diğer yandan, 6008 sayılı Kanunun geçici 2.maddesinde yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanların,bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren 15 ... içinde mahkemeye başvurmaları halinde ,mahkemece,hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı geri alınır ve Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesinin 7.fıkrasındaki kayıtla bağlı olmaksızın,başvuruda bulunan sanık hakkında yeniden hüküm kurulur.”şeklindeki düzenleme nazara alındığında,somut olayda kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onbeş ... içinde sanık tarafından yapılmış bir başvurunun söz konusu olmadığının anlaşıldığı,esasen sanığın beraat etmesi gerektiği yönündeki iddaları dikkate alındığında,karara bir itirazın olmadığı,bu itibarla anılan karara sanığın yaptığı itiraz üzerine,mercii tarafından ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığını,hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleme yapılabileceği,şartların varlığı halinde itirazın reddine,aksi halde kabulüne karar verilmesi gerekeceği,somut olayda mercii tarafından şartların oluşup oluşmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığı,gerekçesinin ise anlatılan sebeple,olaya uygun düşmediği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının denetlenmesine ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.04.2009 tarih 2009/64-83 sayılı kararında ;
“… Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulabilecek yasa yolu, 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesinin 12. fıkrasında açıkça “itiraz” olarak belirtilmiş olup, itiraz merciince de inceleme 231. maddenin 5-14. fıkralarında koşullar dikkate alınarak, suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılmalı, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar 231. maddenin uygulanma koşullarını değiştirmediği sürece itiraz merciince denetime konu edilmemelidir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği hüküm ise, bilahare davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde varlık kazanacağından ve ancak bu halde 1412 sayılı CYUY’nın 305 ve 5271 sayılı CYY’nın 223. maddeleri uyarınca temyiz edilebilme olanağına kavuşabileceğinden, bu aşamadan önce henüz hukuken varlık kazanmamış bulunan, bu hükmün temyiz merciince denetlenebilme olanağı bulunmamaktadır” denilmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik itirazların merciince hangi hukuki çerçevede değerlendirilmesini gerektiğini belirtilmiştir.
Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü kanun yolları denetimine konu olabilecektir. Açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra ancak temyiz incelemesine konu olabilmesi, temyiz kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu takdirde kanun yararına bozma kanun yolu ile incelenebilecek olması ve ancak bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenebilecek olması karşısında, açıklanmayan ve hukuken varlık kazanmamış bulunan hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, itiraz yolu ile incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
İtiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadan, bu karara konu olan ve CMK’nın 231.maddesinin 5.fıkrası uyarınca henüz hukuki varlık kazanmamış olan hükmün değerlendirilmesi aynı yasanın 231. ve 271.maddelerindeki düzenlemelere aykırıdır. İtiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, 231.maddenin 6.fıkrasında yer alan suç ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılmalıdır.
Buna göre;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2011 tarihli ve 2011/44 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın