3. Ceza Dairesi 2010/11542 E. 2011/5365 K. — Yargıtay Kararı
3. Ceza Dairesi 2010/11542 Esas 2011/5365 Karar 18.04.2011
3. Ceza Dairesi 2010/11542 E., 2011/5365 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1-5271 sayılı CMK’nun 150/3. maddesi uyarınca alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada; sanıkların müdafiinin bulunmaması halinde istemi aranmadan müdafii görevlendirilmesi gerektiği ve sanık ... bakımından üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nun 87/1-c-son maddesindeki suçun ve sanık ... bakımından üzerine atılı 5237 sayılı Yasanın 86/1, 86/3-e ve 87/2-b-son ve 765 sayılı TCK'nun 456/3 maddesindeki suçun da bu kapsamda olduğundan zorunlu müdafiinin görevlendirilmesi gerektiği nazara alınmadan duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’un 7/2 ve 5252 sayılı kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun ilgili bütün hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanıp, lehe ve aleyhe olan yasanın saptanması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre; a-Sanık ... bakımından kurulan hükümde ...'un yaralanmasının her ne kadar basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ve yüzde sabit eser olarak belirlenmiş ise de Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre yüzde sabit eser bırakacak kesici alet yaralamalarının basit tıbbi müdahale ile gideribilecek nitelikte bulunmadığı, buna göre sanık ... hakkında silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirmesine göre TCK'nun 87/1-c-son maddesi gereğince hapis cezasının 5 yıl yerine 3 yıl olarak eksik ceza tayini, b-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkân verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "CMK'nın 231 maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdiren uygulanmasına yer olmadığına" gerekçesiyle sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş müşteki sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle CMUK 326/son maddesi gözetilerek BOZULMASINA, 18.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.