3. Ceza Dairesi 2009/588 E. 2010/9870 K. — Yargıtay Kararı
3. Ceza Dairesi 2009/588 Esas 2010/9870 Karar 03.06.2010
3. Ceza Dairesi 2009/588 E., 2010/9870 K.
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemelerinden suç yerinin 1945 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit çalışmalarına göre orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi karşısında sonradan yapılan tapulama çalışmalarının hukuki bir geçerliliği bulunmamakla yerel mahkemenin sanığın eylemini ormandan kaçak ağaç kesimi olarak değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön görülmemekle tebliğnamenin 1 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve sair itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay CGK' nun 13.11.2007 ... 2007/8-171 esas, 2007/235 sayılı kararında açıklandığı üzere; suç tarihinden sonra 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesi ile bazı koşulların gerçekleşmesi halinde çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkanı getirilmiştir. Objektif ve subjektif koşulları olan düzenlemeye göre cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası olmasıdır.Olayımızda bu koşulun gerçekleştiği anlaşılmıştır. Fail bakımından aranan diğer koşullar ise; çocuğun daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş bulunması, yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat gelmiş bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibariyle bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Ancak, çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması durumunda bu koşul aranmayabilir. Yasa maddesinde belirtilen bu koşulları oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hakim tarafından her olayda değerlendirilip denetime imkan sağlayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekmektedir.
Somut olayımızda objektif koşul oluştuğu ve sanık sabıkasız olduğu halde kendisine müdahale telebinde belirtilen ve keşif sonrası bilirkişi raporunda belirlenen idare zararını giderip gidermeyeceği sorulmadan sadece idare zararını yerine getirmediğinden bahisle 5395 sayılı yasanın 23. CMK' nun 231/6. maddesinin uygulanmaması kararı verilmesi, 2- Kabule göre de; I- 5275 Sayılı Yasanın 106/4. maddesi gereğince yaşı küçük sanık hakkındaki adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapis cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, 3- Nakil aracının müsaderesinde TCK' nun 54/3. maddesinin tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 3.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.