3. Ceza Dairesi 2009/18195 E. 2012/3445 K. — Yargıtay Kararı
3. Ceza Dairesi 2009/18195 Esas 2012/3445 Karar 06.02.2012
3. Ceza Dairesi 2009/18195 E., 2012/3445 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın, katılanı silahla yaşamsal tehlike geçirecek ve vücutta kemik kırığına neden olacak şekilde yaralaması eylemi için 5237 sayılı TCK’nın 86/1, 86/3-e, maddeleri uyarınca bulunan 3 yıl hapis cezasının TCK 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı yasanın 87/1-d maddesi gereği 1 kat artırılması gerekirken sanığa verilen cezadan TCK nun 87/3 maddesi gereği 1/3 oranında artırım yapılması sonucu hatalı uygulama yapılarak yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunmuş ise de, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak doğru uygulama yapılsaydı 5237 sayılı yasanın 87/1-d maddesi gereği 1 kat artırım sonucu sanığa verilecek ceza 6 yıl hapis cezası olacaktı.Bu ceza üzerinden mahkemece kabul olunup takdir edilen 29. madde hükmü gereğince ½ oranında indirim yapıldığında 3 yıl hapis cezası bulunacaktı. Şu halde 2 yıl hapis cezası 5237 sayılı yasanın 87/1-d maddesi gözetilmeden uygulama yapılmış olması nedeniyle 08.02.2008 tarih ve 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenmiş bulunan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş bulunmaktadır. Doğru uygulama yapılması halinde 5271 sayılı yasanın 231. maddesinin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu 04.03.2008 ... ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararında “ sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır. Benzer konuda Yargıtay CGK’nun 17.11.1988 ... ve 282-348 sayılı kararı ile 23.03.2004 ... ve 41-70 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır” şeklinde belirtilmiş olup, bu açıklamalar ışığında somut olayımıza ilişkin olarak değerlendirme yapıldığında sanık hakkında 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nı 231. maddesinin uygulanma imkan ve kabiliyeti bulunmadığından bu nedenle bozma yapılması düşünülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2) Sanık hakkında 6136 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ; Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK'nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.