23. Hukuk Dairesi 2011/1313 E. 2012/1237 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

23. Hukuk Dairesi 2011/1313 E. 2012/1237 K. — Yargıtay Kararı

23. Hukuk Dairesi 2011/1313 Esas 2012/1237 Karar 21.02.2012
23. Hukuk Dairesi 2011/1313 E.,  2012/1237 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ..., ..., ...,.. ..., ... ve ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, davalılarla kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenleyerek inşaat yapan... konut Yapı Kooperatifi aleyhine yaptığı takipte alacağını tahsil edemediğini, yüklenicinin sözleşme uyarınca dairelerin tescilini isteme hakkına sahip olmasına rağmen dairelerin tapuda arsa malikleri olan davalılar adına kayıtlı olduğundan müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek, 1543 parselin 65/100 payının davacı kooperatif adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, yüklenicinin sözleşmeyle kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediğinden tescil koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,.... Ltd. Şti.'nin SS. . .... Yapı Kooperatifi’nden alacağını yaptığı takipte tahsil edememesi nedeniyle yetki belgesi alarak dava açtığı, kooperatifin kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edimlerini yerine getirdiği, küçük miktardaki eksikliklerin edimin yerine getirilmemiş sayılmasını gerektirmediğinden sözleşmeyle kararlaştırılan %65 oranındaki arsa payına kooperatifin hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ifraz sonucu 2211 ada 1 parsel olan taşınmazın % 65 payının iptali ile SS.... Kent Konut Yapı Kooperatifi adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ..., ....... ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava İİK.’nun 94. maddesine dayalı tescil istemine ilişkindir. Anılan maddeye göre açılacak davalarda, davacı alacaklının davayı kendi adına açarak tescili davalı borçlu adına istemesi gerekir. Ancak, dava dilekçesinde davanın borçlu yüklenici adına açıldığı belirtilerek, borçlu kooperatif davalı safında gösterilmemiş, karar başlığında da hüküm borçlu adına hareket ettiği kabul edilen davacı alacaklı adına kurulmuştur. Mahkemece belirtilen yön üzerinde durulmaması doğru değildir.
2- Diğer yandan İİK nun 94. maddesine dayalı olarak açılacak davalarda dava açma yetkisinin icra dairesince verilmesi gerekmesine rağmen dosyada icra dairesince verilmiş bir yetki bulunmadığı, icra mahkemesince verilen yetki ile davanın açıldığının anlaşılmasına göre mahkemece yasada belirlenen bu yön üzerinde de durulmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-İİK’nun 94 ncü maddesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davalarında yükleniciden alacaklı olan davacı, davalılar arasındaki sözleşmenin tarafı değildir. Yasanın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak bu davayı açtığından yüklenici adına tescil koşullarının oluşup oluşmadığının yüklenici ile arsa malikleri arasındaki sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Davacı, ancak yüklenicinin sözleşme uyarınca tescilini isteme hakkına sahip olduğu taşınmazlardan kendi alacağının tahsiline sağlamaya yeter hissenin yüklenici adına tescilini isteyebilir. Mahkemece yapılan keşifte yüklenicinin arsa sahibi davalılara karşı sözleşmeyle yüklendiği edimlerini tam olarak yerine getirmediği, inşaatın %95 oranında tamamlandığı belirlenmiştir. Bu durumda sözleşme hükümleri, inşaatın tamamlanma oranı ve davacı alacaklının alacak miktarı gözetilerek, yüklenici adına tescili gereken taşınmaz var ise, davacının alacağını karşılamaya yeterli hissesinin tesciline karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan sözleşmeyle yükleniciye verilmesi kararlaştırılan taşınmazın tamamının yüklenici adına tesciline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın