22. Hukuk Dairesi 2013/24247 E. 2013/23875 K. — Yargıtay Kararı
22. Hukuk Dairesi 2013/24247 Esas 2013/23875 Karar 08.11.2013
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/24247 E., 2013/23875 K.
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
DAVA :Davacı, 01.01.2003-31.12.2009 tarihleri arası dönem için 5.000,00 TL sendika üyelik ve dayanışma aidatı alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; 5747 sayılı Kanun ile davalı ... Belediyesine katılan ... Payamlı Belediye Başkanlığı ile davacı sendika arasında 01.01.2003-31.12.2009 arası 4 dönem halinde TİS imzalandığını, Belediye Başkanlığına bağlı çalışan sendika üyesi işçilerin üyelik aidatları ile dayanışma aidatı ödemek sureti ile ... yararlandıklarını, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1 fıkrası gereğince "Sendika Tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen 1 ay içerisinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan sonra aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır" şeklinde düzenlemenin yer aldığını, Yargıtay içtihatları gereğince dava konusu dönem içerisinde davalı ... Belediye Başkanlığı'na katılan ... Payamlı Belediye Başkanlığına bağlı işyerlerinde çalışan ve ... yararlanan işçilerin ücretlerinden kesilen üyelik ve dayanışma aidatı alacaklarının davalı işveren tarafından davacı sendikaya ödenmediğini ileri sürüp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 01.01.2003-31.12.2009 tarihleri arası dönem için sendika üyelik ve dayanışma aidatı asıl alacağının ... kararlaştırılan temerrüt tarihlerinden itibaren bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; 2003 yılında sendika üyesi olan işçilerin 15.05.2009 tarihinde tutulan anlaşmazlık tutanağı ile sendikadan istifa ettiklerini, bu tarihten sonra Belediye ile davacı sendika arasında toplu ... ilişkisinin sona erdiğini, nihai olarak 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait üyelik aidatlarının ödenmesi suretiyle belediyenin herhangi bir borcunun kalmadığını, ... Belediye Başkanlığı döneminde sendika aidat alacaklarının da adı geçen belediye tarafından sendikaya süresi içerisinde ödendiğini, bu hususun sendika aidatları tahakkuk cetvelleri ile banka dekontlarından tespit edilebileceğini, bu ödemelerindavacı sendikanın kendi kayıtlarında da bulunduğunu, bir kısım alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, Davacı sendika tarafından işyerinde çalışan sendikalı işçiler ile ilgili tam ve yeterli bilgi sunulmayıp 2003, 2004 ve 2006 yıllarında işveren gönderilen yazılarla sendika üyesi işçilerin isimlerinin belirtilerek aidat ödenmesinin talep edildiğinden davalı tarafça sendika üyesi olarak belirlenen ve aidat kesilen liste ve dökümler üzerinden davalı ... başkanlığınca dosyaya sunulan ödeme kayıtları ile davacı sendikanın banka hesap ekstrelerinin karşılaştırılması sonucunda dava tarihine göre zaman aşımı dışında kalan 2005/Mayıs ayında işyerinin Seferihisar Belediyesine katıldığı ve bu tarihten davacı sendika üyelerinin istifa ettiği 2009/Mart ayına kadar olan dönem içinde tespit olunan sendika aidat alacaklarının her ay sonu değil 3'er 6'şar aylık dönemler halinde ve tamamının bankaya yatırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sendika aidat alacağı olup olmadığı ile varsa miktarının ne kadar olduğu ve faizin başlangıç zamanı ile işlemiş faiz miktarının ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 Kanun’un 23. maddesinde, “Faaliyeti durdurulmayan sendika ve konfederasyonlara üyelerince ödenecek aidatın miktarı tüzüklerinde belirtilir. İşçi sendikasına işçinin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, bir günlük çıplak ücretini geçemez. İşveren sendikasına işverenin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, işyerinde işçilere ödediği bir günlük çıplak ücretleri toplamını geçemez. Sendika tüzüklerine, üyelik aidatı dışında, üyelerden başka bir aidat alınacağına ilişkin hükümler konamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 61. maddesinde, “İşyerinde uygulanan toplu ... sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu ... sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu ... Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya vermeye ve kesinti listesini sendikaya göndermeye mecburdur. Bu aidat dışında sendikaya ödenmek üzere bir kesintinin yapılması toplu ... sözleşmesi ile kararlaştırılamaz. Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır.” düzenlemesi yer almıştır. Yine dava tarihinde yürürlükte bulunan 2822 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Toplu ... sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu ... sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu ... sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu ... sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir.”, aynı maddenin 4. fıkrasında da “Dayanışma aidatı miktarı, üyelik aidatının üçte ikisidir.” hükümleri yer almıştır. 2003-2004, 2005-2006, 2007-2008 dönemleri toplu ... sözleşmelerinin “Aidat ve Diğer Kesintiler" başlıklı 15. maddesinde; "2821 sayılı Sendikalar Kanunun 23 üncü maddesi gereği kesmeye mecbur olduğu aidatı her ay keserek işçi ücretlerinin ödendiği günü takip eden 7 gün içinde herhangi bir ihtara lüzum olmaksızın sendikaya ödemek zorundadır.” denilirken aynı düzenlemede sendikanın bildireceği banka hesabına herhangi bir ihtara gerek kalınmaksızın yatırmakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. 2009 yılı toplu ... sözleşmesine göre, tüzük ve kanun uyarınca kesmek zorunda olduğu aidatı keserek bir ay içinde sendikaya ödemek zorundadır. Uymayanlar hakkında kanun hükümleri uygulanır. Bütün bunlara ek olarak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101. maddesinin 1. fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. " İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur.” denilirken aynı Kanun’un 84. maddesinde; “Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise kısmen icra eylediği tediyeyi resülmale mahsup edebilir. Alacaklı alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya sair teminat almış ise borçlu kısmen icra eylediği tediyeyi temin edilen veya teminatı daha iyi olan kısma mahsup etmek hakkını haiz değildir” düzenlemesi yer almıştır. Somut olayda; davacı sendika 01.01.2009-31.12.2009 dönemi toplu ... sözleşmesinin yürürlük süresi içindeki kesilmesi gereken aidat alacaklarının tahsilini talep ederken davalı taraf 15.05.2009 tarihinden itibaren sendika üyesi işçilerin sendikadan istifaları ile tutulan anlaşmazlık tutanağı ile sendika ve davalı arasındaki toplu ... sözleşmesi ilişkisinin sona erdiğini savunmaktadır. Söz konusu anlaşmazlık tutanağı belgesi dosyada yoktur. Öncelikle bu belgenin denetime elverişli olacak şekilde dosya kapsamına dahil edilmesi gereklidir. Sendika üyesi işçilerin üyelikten istifa etmeleri toplu ... sözleşmesini sona erdiren bir sebep olarak kanunda yer almamıştır. Aidat ödeme yükümlülüğünde önemli olan sendika üyesi işçinin bulunup bulunmadığı veya sendika üyesi olmasa bile dayanışma aidatı ödeyerek toplu ... sözleşmesinden yararlanan işçi olup olmadığıdır. Bu noktada 15.05.2009 tarihinden sendika üyesi ya da dayanışma aidatı ödeyen işçi olup olmadığı netleştirilmelidir. Bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra davacının talebinin bu yönüyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun yapılmayarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.