22. Hukuk Dairesi 2012/25918 E. 2012/26070 K. — Yargıtay Kararı
22. Hukuk Dairesi 2012/25918 Esas 2012/26070 Karar 21.11.2012
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25918 E., 2012/26070 K.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili davacının sebepsiz yere ve haksız olarak işten çıkarıldığını ve davalının keyfi işlem yapmaktan kaçınması gerektiğini belirterek; davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine, dört aylık ücret ve diğer haklar ile sekiz aylık ücret tutarındaki işe başlatmama tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca davalı işyerinde otuz işçi şartının gerçekleşmediğini ve davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, davacıya yaptırılan işlerin davacının görevi olduğunu, davacıya tüm kanuni haklarının ödendiğini, vakıf işleminin hukuka uygun ve haklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Somut olayda; davacının 4857 sayılı Kanun'da düzenlenen iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için öncelikle dava şartlarının söz konusu davada olup olmadığına bakılması gerekmektedir. İşyerinde fesih tarihinde çalışan işçi sayısı onyedidir. Davacı iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kesin olarak 21.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.