22. Hukuk Dairesi 2012/18759 E. 2012/22660 K. — Yargıtay Kararı
22. Hukuk Dairesi 2012/18759 Esas 2012/22660 Karar 12.10.2012
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/18759 E., 2012/22660 K.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin davalı yanında stilist olarak çalışırken iş akdinin 30/01/2012 tarihinde feshedildiğini, feshe ilişkin olarak gerekçe gösterilmediğini, taraflar arasında imzalanan sulh ve ibra sözleşmelerinin davacının gerçek iradesini yansıtmadığını, bu nedenle feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, iş sözleşmesinin ikale ile sonlandırıldığını, davacıya kıdem tazminatının ötesinde 4000 USD ödeme yapıldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iş sözleşmesinin ikale ile sona eridirildiğinin kabulü için davacıya bir kısım makul yarar sağlanması gerektiği, dosyaya sunulan ibra ve sulh sözleşmesinde davacının kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını aldığını kabul ettiği, davacının hak ettiği işçilik tazminatları ve işçilik alacakları dışında iş sözleşmesinin sona ermesini gerektirir makul yarar sağlanmadığı, iş sözleşmesinin ikale ile sona ermediği, usulünce yapılmış bir fesih olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada mevcut ibra ve sulh sözleşmesinden davacıya işçilik alacakları ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiği, iş sözleşmesinin feshini gerektirecek makul yarar temin edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece işe iadeye karar verilmesi doğrudur. Ancak, davacının, davalı işyerinde 26/08/2010-30/01/2012 tarihleri arasında çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu hususta taraflar arasında anlaşmazlık da bulunmamaktadır. Davacının, davalı işyerinde çalışma süresi iki yıl beş aydır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Hal böyleyken mahkemece davacıya işe başlatmama tazminatı olarak davacının beş aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacının kıdemine göre işe başlatmama tazminatının işçinin dört aylık ücreti tutarında tespit edilmesi yeterlidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Feshin geçersizliğine ve davacının İŞE İADESİNE, 3-Davacının kanuni süresi içinde başvurduğu halde işe başlatılmaması halinde ödemesi gereken tazminat miktarının işçinin kıdemi ve fesih sebebi dikkate alınarak dört aylık ücreti tutarında belirlenmesine, 4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene müraacatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar dolmuş bulunan ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tesbitine, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacının yapmış olduğu 74,60 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, kesin olarak 12.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.