21. Hukuk Dairesi 2013/11689 E. 2013/17751 K. — Yargıtay Kararı
21. Hukuk Dairesi 2013/11689 Esas 2013/17751 Karar 01.10.2013
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/11689 E., 2013/17751 K.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1992-2004 yılları arasında ... ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava; davacının 21.09.1992 tarihinde ... ... sigortalılığının başladığı, 1992, 1993, 1994, 1995, 1996, 1997, 1998, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında ... ... sigortalılığının devam ettiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş ... ... hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan Yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır. Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, ...’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir. İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri, ... ... sigortalısının 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli zorunlu çalışmalarının ... faaliyetinin devamına engel olmayacağı ve dolayısıyla bu hizmetler dışında ... faaliyetinin kanıtlanması durumunda sigortalığın devam ettiğinin kabulü gerekeceği yönündedir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının SS 132 sayılı Babaeski ... ... Kooperatifi’ne 1992, 1995, 1997, 1999, 2002 ve 2003 yıllarında ürün tesliminin olduğu, davacının teslim ettiği ürünlerden 20.9.2002, 19.10.2002, 1.9.2003 ve 27.12.2003 tarihlerinde prim kesintisi yapıldığı, 1992 ila 1998 yıllarına ilişkin belgelerin süresi dolduğundan SEKA’ya gönderildiğinden bu yıllarda kesinti yapılıp yapılamadığının anlaşılamadığı, adı geçen Kooperatif tarafından yazılan 27.02.2013 tarihli yazıda; “kooperatife ürün tesliminde muafiyet belgesi ibraz etmeyen ortaklardan prim kesintisinin yapıldığının” belirtildiği, davacının 11.10.2000 tarihinden itibaren Lüleburgaz ... Odasına kayıtlı olduğu, Babaeski ... Odasına 21.09.1992 tarihinde aidat ödediği, 01.07.1996 – 28.02.1997, 03.03.1997 – 05.07.1997, 01.10.1997 – 31.10.1997, 01.02.1998 – 20.03.1998, 01.07.1998 – 07.09.1998, 01.11.1998 – 05.11.2000, 02.02.2001 – 20.02.2001 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmalarının olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; davacının teslim ettiği ürünlerden 1992, 1995, 1997, 1999, 2002 ve 2003 yıllarında kesinti yapılması ve kısa süreli 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaların ... ... sigortalılığı sona erdirmeyeceğinin anlaşılması karşısında yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Yapılacak iş; teslim edilen ürün ve yapılan kesintiler ile davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli zorunlu çalışmalarına göre; “davacının, 01.10.1992 – 31.12.1998 ve 01.10.2002 - 31.12.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli zorunlu çalışmaları dışında ... ... sigortalı olduğunun tespitine” karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. Ziyaret istatistikleri için Google Analytics, reklam ölçümü için Meta Pixel çerezlerini ise yalnızca onay verirseniz kullanırız. Ayrıntılar Çerez Politikamızda.