Yargıtay Kararı

21. Hukuk Dairesi 2009/12351 E. 2010/9435 K. — Yargıtay Kararı

21. Hukuk Dairesi 2009/12351 Esas 2010/9435 Karar 04.10.2010
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/12351 E.,  2010/9435 K.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.9.2002- 30.4.2003 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, 01.09.2002-30.04.2003 tarihleri arasında davalı işyerinde aralıksız çalıştığının tesbitini istemiştir. Mahkeme husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar vermiştir. Yapılan incelemede, niza konusu edilen dönemle ilgili olarak kuruma bildirim yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dava konusu edilen çalışmaların davalı olarak gösterilen ... adına değil, davalı ...’in de ortağı olduğu...İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ne ait işyerinde geçtiği anlaşılmaktadır. Hizmet tesbiti davalarında 506 sayılı Yasa'nın 79. ve H.U.M.K'nun 38. Maddelerinin uygulamasında husumet dava şartlarındandır. Davanın doğru hasıma yöneltilmesi gerekir. Davanın hasımda değil temsilcide yanılma sonucu açılması halinde davanın husumetten reddedilmeyip, gerçek temsilciye yöneltilmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Davada işveren olarak ... gösterilmiş ve dava yazılı şekilde sonuçlandırılmıştır. Halbuki işveren davalı ...’in de ortağı olduğu...İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ne ait işyeri olmakla davada temsilde hata nedeniyle dava dilekçesinin husumet yokluğu nedeni ile reddi yerine, davanın yöntemince...İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ne yöneltilerek taraf teşkili sağlanıp delilleri sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmek gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın