20. Hukuk Dairesi 2017/8497 E. 2017/7746 K. — Yargıtay Kararı
20. Hukuk Dairesi 2017/8497 Esas 2017/7746 Karar 12.10.2017
20. Hukuk Dairesi 2017/8497 E., 2017/7746 K.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Hükmü temyiz eden asıl ve birleşen dosya davalıları vekili adli yardım talebinde bulunması üzerine; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 19/04/2017 gün ve 2016/4123 -2017/3176 sayılı adli yardım isteminin reddine dair verdiği karara davalılar vekili tarafından itiraz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Yerel mahkeme hükmünü temyiz eden asıl ve birleşen dosya davalıları vekilinin adli yardım talebinde bulunması üzerine; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 19/04/2017 gün ve 2016/4123 - 2017/3176 sayılı kararı ile adli yardım taleplerinin reddine ve temyiz harç ve başvuru harcı ile giderlerinin tamamlanması için geri çevrilmesine ilişkin karar verilmiş, bu karara asıl ve birleşen dosya davalıları vekilinin yaptığı itiraz üzerine, dosya HMK'nın 337/2. maddesi uyarınca itirazı incelemekle görevli olan Dairemize gönderilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 ve devamı maddeleri uyarınca adli yardım talebinde bulunan kimse, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ispat etmek (yoksulluk şartı) ve davada veya talepte haklı olduğu yolunda kanaat uyandırmak zorundadır (haklı olma şartı). Aynı Kanunun 334. maddesinin ikinci fıkrasına göre ise; tüzel kişilerin adli yardımdan yararlanabilmesi sadece kamuya yararlı dernek ve vakıflarla sınırlıdır. Kanunda adli yardımdan yararlanacak kişiler arasında sayılmadığı için sermaye şirketleri adli yardımdan yararlanamaz. Aynı Kanunun 336/2. maddesine göre de; adli yardım talebinde bulunacak kişi, yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; adli yardım talebinde bulunan davalı şirketler yönünden; ticari şirket olmaları nedeniyle yukarıda anılan kanun hükmü gereği adli yardımdan yararlanma hakları bulunmamaktadır. Gerçek şahıslar yönünden ise, adli yardım istemine dair dilekçenin ekinde; adli yardım talebinde bulunan davalı gerçek şahısların ödeme gücünden yoksun olup olmadığı hususunda kanaat uyandırmaya yeter nitelikte bir belge yani bir başka anlatımla, sunulması zorunlu olan mali duruma ilişkin belgeye rastlanmamıştır. Bu durum karşısında asıl ve birleşen dosya davalıları vekilinin itirazının HMK'nın 337/2. maddesi uyarınca kesin olarak reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin itirazının 6100 sayılı HMK'nın 337. maddesinin, 11.04.2013 kabul tarihli, 30.04.2013 tarih ve 28633 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 6459 sayılı Kanunun 23. maddesiyle değişik ikinci fıkrası uyarınca kesin olarak REDDİNE 12/10/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.