20. Hukuk Dairesi 2009/9178 E. 2009/11042 K. — Yargıtay Kararı
20. Hukuk Dairesi 2009/9178 Esas 2009/11042 Karar 01.07.2009
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/9178 E., 2009/11042 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, ... Köyü 125 ada 19, 25 ve 103 ada 82 parsellerin 2. madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tapuya tescil edildiğini, ancak taşınmazların orman sınırı dışına çıkarıldığı, 1976 yılı ile Hazine adına tapu kaydı oluştuğu, 1999 yılları arasında zilyetlik yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiğini bildirerek, Hazine adına kayıtlı tapunun iptalini ve davacı adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 103 ada 82 parsele ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, 125 ada 19 ve 25 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 15.05.1976 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1983 yılında yapılmış, taşınmazlar tapulama harici bırakılmış, daha sonra 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre arazi kadastrosu yapılarak 25.06.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmazların 1944 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, sonradan 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı ve bu işlemin de kesinleştiği, öncesi orman olan yerde zilyetlikle taşınmaz edinme kuralları işlemeyeceği gibi, gerçek kişilerin bu gibi yerlerin kendi adlarına orman sınırı dışına çıkartılmasını talep etmekte hukuki yararının da bulunmadığı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, farklı görüş ve düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 01/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.