20. Hukuk Dairesi 2006/6602 E. 2006/9544 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

20. Hukuk Dairesi 2006/6602 E. 2006/9544 K. — Yargıtay Kararı

20. Hukuk Dairesi 2006/6602 Esas 2006/9544 Karar 29.06.2006
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/6602 E.,  2006/9544 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı gerçek kişi, 18.05.2000 tarihinde ... Köyü 2603 sayılı parselin kadastroda Hazine adına tesbit edildiği, ... Yönetiminin açtığı dava sonunda bu parselin Hazine adına tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin 1991/1540 Esas ve 1992/803 Karar sayılı kararının kesinleşerek Hazine adına tapuya tescil edildiği, oysa bu taşınmazın ... 1280 tarih ve 69 sıra numaralı tapuyla, miras ve taksim yoluyla kendisine kaldığı, bu taşınmazın 1952 yılında makiye ayrılmakla orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, tutunduğu tapu kaydını Zilhicce 1279 tarih D:32 ve V:71 sayılı tapu olarak değiştirmiş, daha sonrada tapu kaydına tutunmadığını bildirmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahdidin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkalığının hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrılmadığı, 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, 1988 yılında yapılıp 1992 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosunda çalılık ve taşlık niteliğiyle Hazine adına tesbit edildiği, ... Yönetiminin açtığı davanın vazgeçme nedeniyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 20.01.1992 gün ve 1991/1540-803 sayılı kararı ile Hazine adına tescil edildiği belirlenmiştir. Davacı, ilkin tapu kaydına tutunmuşsa da, keşifte tapu kaydına tutunmaktan vazgeçmiş, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Her ne kadar, yerel bilirkişi ve tanıklar davacının zilyetliğini doğrulamışlar, yörede 1976 yılında, 7 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 gün ve 208 sayılı kararı ile 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun iptal edildiğinden söz edilerek, 1942 orman kadastrosu yok sayılıp, yeniden yapılan orman kadastrosunda çekişmeli parsel orman sınırları dışında bırakılmışsa da, 1942 tahditinin, sadece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla ... İdaresinin dayandığı ... Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan tahdidin halen geçerliliğini sürdürdüğü, taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, bir başka orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, orman sınırları dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, bu işleme de değer verilemeyeceği, taşınmazın 1942 orman kadastrosu ile orman olarak sınırlandırıldığı ve halen orman sınırları içinde olduğu, devlet ormanlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla da edinilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, taşınmazın orman niteliğiyle tescili istemiyle Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından bir dava açılmadığına göre, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın