2. Hukuk Dairesi 2013/10036 E. 2013/23648 K. — Yargıtay Kararı
2. Hukuk Dairesi 2013/10036 Esas 2013/23648 Karar 21.10.2013
2. Hukuk Dairesi 2013/10036 E., 2013/23648 K.ÖN İNCELEMENİN DURUŞMASIZ YAPILMASI YOKSULLUK NAFAKASI HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 428 HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 140 HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 2 HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 138 HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 137
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dava, 16.11.2012 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılması zorunludur (md. 137/1). Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (md. 137/2). Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir (md. 138). Şu halde, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilmesi mümkün ise de, bu yönlerden yapılan inceleme tamamlandıktan sonra ön inceleme için duruşma günü tebliğ edilip, taraflara bildirmesi usulen zorunludur. Çünkü tahkikat, tarafların ön inceleme duruşmasında anlaşamadıkları hususlar esas alınarak yürütülecektir (md. 140/3). Bu bakımdan mahkemenin ön incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verip, tarafların anlaşamadıkları hususları tespit etmeden doğrudan tahkikat aşamasına geçmesi usule aykırıdır. Ne var ki, usulü muhakemeye muhalefetten dolayı bir hükmün bozulabilmesi için de, usule ilişkin bu kusur ve hatanın hükmü değiştirecek nitelikte bulunması gerekir (HUMK. md. 428/son). Ön incelemede çözümü gereken usulü bir sorun taraflarca ileri sürülmediği ve mahkemece de böyle bir sorun tespit edilmediğine göre, ön inceleme duruşması yapılmaksızın tahkikata geçilmiş olması, tek başına bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetin il miştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3- Davalının, 65 yaşını doldurmamış olmakla birlikte %70 oranında özürlü olduğu, bu sebeple 2022 sayılı Yasaya göre kendisine sosyal güvenlik kurumunca aylık bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu yasaya göre aylık bağlanmasını gerektiren koşullar ortadan kalkmadıkça, davalının muhtaçlık hali devam ediyor demektir. Böyle bir durumda davalının yoksulluk nafakası ile yükümlü tutulamayacağı gözetilmeden, davacı yararına yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 3. bentte gösterilen sebeple (BOZULMASINA), bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple (ONANMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.