2. Ceza Dairesi 2026/3896 E. 2026/8340 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2026/3896 E. 2026/8340 K. — Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2026/3896 Esas 2026/8340 Karar 05.05.2026
2. Ceza Dairesi 2026/3896 E.,  2026/8340 K.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/783 E., 2015/642 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Yokluğunda verilen 11.11.2015 tarihli kararın, sanığın bilinen son adresi ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine doğrudan “MERNİS adresi” ibaresi ile tebliğe çıkarıldığı ve kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre 04.01.2016 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; söz konusu tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle sanığın öğrenme üzerine sunduğu 23.01.2020 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabulü ile temyiz isteminin reddine dair 30.01.2020 tarihli ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hüküm dikkate alındığında, sanığın adli sicil kaydında yargılamaya konu suç tarihinden önce kesinleşmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunması sebebiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Şikâyetçinin beyanı ile dosya içerisindeki 12.11.2014 tarihli Tutanak içeriğine göre; sanığın olay günü inşaat alanının 1. katında bulunan elektrik panoları ile duvarlardan sökülmüş olan kabloları çalmaya teşebbüs etmesi şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e. maddesinde tanımlanan "adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın