2. Ceza Dairesi 2025/1830 E. 2025/17641 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2025/1830 Esas 2025/17641 Karar 08.10.2025
2. Ceza Dairesi 2025/1830 E., 2025/17641 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/589 E., 2024/696 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin; şikâyetçiye olayı aktaran kişinin doğru söylemediğine, eşyaları çöpte bulduğuna, eşyaların tamamını teslim ettiğine, gece vakti olmadığına, şüpheden yararlanması gerektiğine, suçsuz olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 6 yıl 3 ay yerine 5 yıl 15 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme de dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme de dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uygulanmış ise de; ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı belirtilerek, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/3. maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2- Sanık hakkında, gözaltı gibi şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran herhangi bir hâl bulunmadığı halde, dosya içeriği ile uyumlu olmayacak şekilde “Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna” şeklinde karar verilmesi, 3- Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye farklı gerekçe ile uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" , “Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin TCK'nın 63. maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,” şeklindeki cümlelerin ve yargılama giderine ilişkin kısmın çıkartılarak yerine "Bozma kararı öncesi, ilk kararda belirtilen yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.