2. Ceza Dairesi 2025/11062 E. 2025/21096 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2025/11062 Esas 2025/21096 Karar 26.11.2025
2. Ceza Dairesi 2025/11062 E., 2025/21096 K.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/939 E., 2025/1170 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuğun kendisine emanet bırakılan eşyaların suç eşyası olduğunu bilmediğine, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dairemizin 18.09.2024 tarihli bozma kararıyla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/114 Esas, 2021/2077 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/114 Esas ve 2022/814 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 67/2. maddesine göre zamanaşımını kesen son işlemin suça sürüklenen çocuğun 21.10.2020 tarihli duruşmada yapılan ilk sorgu işlemi olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165/1 ve 31/2. maddelerinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca belirlenen 4 yıllık dava zamanaşımının, suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 21.10.2020 tarihinden, 17.04.2025 olan karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 303/1-a ve 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.