2. Ceza Dairesi 2023/601 E. 2025/10245 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2023/601 Esas 2025/10245 Karar 28.05.2025
2. Ceza Dairesi 2023/601 E., 2025/10245 K.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1811 E., 2021/2155 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna ve benzer nitelikte başka kişiler aleyhine şikayetlerinin bulunduğuna, sanık ve tanık beyanlarında herhangi bir çelişki olmadığına ve sanığın mahkumiyetine yeter kesin delilin bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek, yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/59 Esas, 2019/427 Karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.12.2019 tarihli ve 2019/3023 Esas, 2019/3161 Karar sayılı kararıyla; "Olayın sanık ve müşteki arasında geçtiği, iki tarafın beyanı dışında delil bulunmadığı, sanık ve müştekinin buluşma öncesi ve sonrası olayın gelişimini ve haberleşmelerini farklı anlatmaları karşısında, tarafların ve olay sırasında kullanıldığı anlaşılan sanığın kuzeni ...'ın telefonlarına ait arama, aranma ve mesaj kayıtları celp edilerek, sonucuna göre karar verilmemesi, müştekinin 6.000 Euro parasının çalındığı iddiası karşısında, bu miktar meblağın normal şartlarda evde, portmantoda muhafaza edilebilecek bir para miktarı olamayacağı, bu hususun müştekiye açıklattırılmaması, paranın niçin evde muhafaza edildiğinin tespit edilmemesi ve sanığın savunmasında olay gün ve saatinde kuzeni ... ile beraber olduklarını, daha sonra müşteki ile haberleşerek buluşmaya karar verdiklerini, kuzeni ile beraber müştekinin evine gittiklerini, kendi telefonunun şarjının bitmesi üzerine kuzeninin telefonu ile görüşmeye devam ettiklerini iddia etmesi karşısında, olayın tek tanığı olan ...'ın beyanının tespit edilmemesi" nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.12.2019 tarihli ve 2019/3023 Esas, 2019/3161 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2020/22 Esas, 2021/280 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.