Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen İçişleri Bakanlığının kovuşturma aşamasından haberdar edilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2021 tarihli eksikliği giderme talebi akabinde gerekçeli karar tebliği sonrası, kanuni süresi içerisinde temyiz talebini içeren dilekçeyi göndererek katılma iradesini ortaya koyması nedeniyle CMK'nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören olarak ...’nın davaya katılmasına ve kararı temyiz eden vekilin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek ve katılan kurum vekilinin sadece kamu malına zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümleri temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kamu malına zarar verme suçu ile yine suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu görevlisine hakaret suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği bu kararlara adı geçen suça sürüklenen çocukların müdafileri tarafından itiraz edilmesi akabinde itiraz merciince itirazların reddine karar verildiği, bu kararların suça sürüklenen çocuklar ... müdafii ile ... müdafiine tebliği akabinde bu hususun temyize konu yapılmadığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... hakkındaki kamu malına zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyetlerin suça sürüklenen çocukların müdafileri ile ... vekili tarafından temyizi üzerine; suça sürüklenen çocuk ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün de suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından temyizi üzerine; suça sürüklenen çocuklar , ..., ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerinin de ... vekili tarafından temyizi üzerine, yapılan incelemede, Kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk ...'ın, ekip otosuna taş atarak kamu malına zarar vermesi, ekip otosuna alınmak istenmesi üzerine kamu görevlisi olan polis memuru katılanlar ... ve ...'a yönelik olarak "Buraya ne yapmaya geldiniz, sizi öldürtürüm" şeklinde sözler söyleyerek tehdit edip görevi yaptırmamak için direnmesi şeklindeki eylemlerine uyan, 5237 sayılı TCK'nın 265/1, 43, 152/1-a, 31/3 maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde düzenlenen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının 22.06.2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş olması, kamu malına zarar verme suçu yönünden aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımı süresinin 30.09.2014 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması; suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuklar ... ile ...'in, suça konu ekip otosuna taş atarak kamu malına zarar vermeleri şeklindeki eylemine ve atılı kamu malına zarar verme suçundan beraat eden suça sürüklenen çocuklar Diyar Yılmaz, ... ve ...'in bahsi ekip otosuna taş atarak zarar verdikleri şeklinde isnat edilen eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a, 31/2 maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık zamanaşımının; suç tarihi olan 30.09.2014'ten inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., , ... ve ...'in müdafileri ile ... vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkından hakkında açılan kamu davalarının Tebliğname'ye aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.