2. Ceza Dairesi 2021/7888 E. 2023/936 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2021/7888 Esas 2023/936 Karar 01.03.2023
2. Ceza Dairesi 2021/7888 E., 2023/936 K.
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/84 E., 2016/410 K. SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2016 tarihli ve 2016/11498 soruşturma, 2016/4658 Esas, 2016/3867 iddianame numaralı iddianame ile sanıklar hakkında, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/2, 141/1, 143/1, 151/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 142/2-h, 143/1, 168/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 151/1, 168/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın olay yerinde olmadığına ve diğer sanığı tanımadığına dair beyanlarının Mahkemece dikkate alınmadığı, etkin soruşturma yapılmadığı, polis tutanağı, diğer sanık ... ve tanık M.Y.'nin beyanlarının itibar edilebilir olmadığı, tanık M.Y.'nin tarafsız olmadığı ve karanlıkta kaçan kişinin yüzünü görmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen suç saatinin farklı olduğu, eksik incelemeyle haksız ve hukuka aykırı karar verildiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçları işlediğine dair kesin delil olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkemece; arkadaş olan sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde suç tarihinde sanık ...'ın kullandığı 34 GD 3710 plakalı siyah renkli Ford Focus marka araçla şikâyetçinin ikamet ettiği sokağa yakın bölgeye geldikleri, sanıkların gece saat 04.00 sıralarında şikâyetçinin ikametinin önünde park ettiği 34 BM 2479 plaka sayılı Volkswagen Passat marka aracın sağ ön kapı camını kırarak, araç içerisindeki Zenec marka oto teybi ve navigasyon cihazını çekip kopartarak çaldıkları, aracın alarmının çalması üzerine şikâyetçinin oğlu tanık M.Y.'nin uyandığı, sanıkların şikâyetçinin aracının içerisinden çaldıkları eşyaları alarak kendi araçlarını park ettikleri yere doğru kaçtıkları, tanık M.Y.'nin sanıkları kovaladığı, kovalamaca sonucunda sanık ...'ı yakaladığı, diğer sanık ...'in kaçtığı, kolluk görevlilerince çevrede yapılan araştırmada sanık ...'ın kullanımında olan aracın sokak içerisinde park halinde olduğunun görüldüğü, aracın arka koltuğunun üzerinde araç dışından gözle görünür vaziyette Volkswagen Passat marka araçlardan çalınmış olabileceği değerlendirilen 3 adet navigasyon ve teyp sisteminin olduğu ve içlerinden bir tanesinin şikâyetçi ...'e ait olduğunun tespit edildiği, olay yeri kamera görüntülerinin incelenmesinde eylemi iki kişinin gerçekleştirdiğinin belirlenmesi, sanık ...'ın olay yerinde araçta diğer sanık ... ile birlikte bulunduğuna dair savunması, şikâyetçinin ve özellikle tanık M.Y.'nin beyanı, kolluk görevlilerince tutulan tutanaklar, bilirkişi raporu içeriği ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık ...'in olay sırasında diğer sanık ... ile birlikte bulunmadığına ve sanık ...'ın da hırsızlık eylemini gerçekleştirmediğine yönelik savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu ve dosya kapsamındaki diğer deliller gözetildiğinde itibar edilmemesinin gerektiği, sanıkların iştirak halinde üzerlerine atılı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işledikleri kabul edilmiştir. 2. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir. 3. Sanık ... savunmasında, suçu kabul etmeyerek olay yerinde bulunmadığını savunmuş, diğer sanık ... ile aralarında husumet bulunmadığını beyan etmiştir. 4. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, kendi kullanımındaki araçla diğer sanık ... ile birlikte olay yeri yakınında durduklarını, tuvalet ihtiyacı için araçtan indiğini, diğer sanık ...'in de araçtan indiğini, sonra aracın alarmının çaldığını, hırsızlık yapmadığını savunmuştur. 5. Güvenlik kamerasının incelenmesine dair 22.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ve 23.01.2016 tarihli CD izleme tutanağı dosyada mevcut olup, içeriklerinde atılı suçun iki kişi tarafından gerçekleştirildiği belirtilmektedir. 6. Şikâyetçinin oğlu olan tanık M.Y.'nin aşamalardaki ifadelerinde, alarm çalması üzerine aşağıya indiğini, araçlarının önünden iki kişinin kaçtığını gördüğünü, onları kovaladığını, sanık ...'ı yakaladığını, diğer kaçan şahsın yüzünü gördüğünü, bu kişinin mahkeme huzurunda bulunan sanık ... olduğunu, yüzünün ve fiziki özelliklerinin benzediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. 7. Kolluk görevlilerince düzenlenen 23.01.2016 tarihli tutanakta, çevrede yapılan araştırmada sanıkların kullandığı aracın bulunduğu, aracın arka koltuğunda 3 adet navigasyon ve teyp sisteminin olduğu, içlerinden birinin şikâyetçiye ait olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 8. Şikâyetçi ...'in kovuşturma aşamasında alınan beyanında, camın patlatılarak araç içerisinde girildiğini, daha sonra teslim aldığı teybin bağlantı kablolarının zarar gördüğünü, navigasyon cihazının arızalı olduğunu, olaydan 3 gün sonra tüm zararının sanık ...'ın yakınları tarafından giderildiğini, 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanmasına muvafakatinin bulunduğunu beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanık ... müdafiinin, sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden; şikâyetçinin oğlu tanık M.Y.'nin mahkemede hazır edilen sanık ...'i teşhis ettiğine dair anlatımları, diğer sanık ...'ın aşamalarda alınan ifadelerindeki olay sırasında yanında sanık ...'in olduğuna dair beyanları, olay yeri güvenlik kamera görüntülerinden eylemin iki kişi tarafından gerçekleştirildiğine dair tespit ile tüm dosya kapsamından, sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olması ve delillerin değerlendirilmesinde hata bulunmaması nedenleriyle sanık hakkında kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Şikâyetçiye ait araçtan çalınan navigasyon cihazı ve teybin kolluk görevlilerince yapılan araştırma sonunda farklı sokak üzerinde park halinde bulunan sanıkların kullanımındaki aracın arka koltuğunda bulunarak şikâyetçiye teslim edildiği, çalınan eşyanın teslim edilmesi hususunda sanık ...'in herhangi bir rızai iadesinin bulunmadığı, şikâyetçinin kovuşturmada alınan ifadesinde navigasyon cihazının arızalı olduğunu, zararını olaydan üç gün sonra diğer sanık ...'ın yakınlarının giderdiğini beyan ettiği, hasara ilişkin yapılan ödemenin kısmî iade niteliğinde olup, kısmî iade halinde etkin pişmanlık hükümlerinden sadece kısmî iadeyi gerçekleştiren failin yararlanabileceği, kısmî iadede bulunmayan sanık ...'in yararlanamayacağı gözetilmeden sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuş, ancak aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yukarıda eleştiri konusu yapılan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin uygulama dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanık ... Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 01.03.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.