Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.06.2015 tarihli ve 2016/23468 Esas No.lu iddianamesiyle sanıklar hakkında şikâyetçinin müdürü olduğu otelin resepsiyon bölümündeki dizüstü bilgisayarı alıp, kaçarken yakalanmaları şeklindeki eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 58 ve 63. maddeleri gereğince hırsızlık suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/291 Esas, 2016/464 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 35, 62, 51, 53 ve 58. (sanık ... bakımından) maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 15'er gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin 22.06.2016 ve 24.07.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde özetle, sanıkların atılı suçtan beraat etmeleri gerektiğini, bu sebeple kararı temyiz etmek istediğini bildirmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihi olan 22.05.2016’da gündüz vakti sayılan saat 19.00 sıralarında sanıkların şikâyetçinin müdürü olduğu otelin resepsiyon bölümünde bulunan dizüstü bilgisayarı alıp kaçtıkları sırada sanıklardan ...'un kesintisiz takip sonucu suça konu dizüstü bilgisayar ile birlikte yakalandığı, diğer sanık ...'un da bir süre sonra yakalandığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanıklar aşamalarda suçlarını ikrar etmişlerdir. 22.05.2016 tarihli Tutanak dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE 1.Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Bakırköy (Kapatılan)14. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/56 Esas, 2013/742 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyetin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 18.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesi ile aynı Kanunla 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince uyarlanması sonucu "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde 5271 sayılı Kanun’un 231/10. maddesi uyarınca "Davanın düşmesine" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. 5237 sayılı Kanun’un 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir, bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. Cezayı ertelemenin yasal sonucu olmasından dolayı zorunlu olarak hükmedilmesi gereken “denetim süresine” ilişkin hatalar “aleyhe değiştirme yasağına” konu oluşturmaz. Somut olayda, hırsızlık suçundan sonuç olarak verilen 1 yıl 15’er günlük hapis cezalarına ilişkin cezası ertelenen sanıklar hakkında denetim sürelerinin 1’er yıl olarak belirlenmesi sebebiyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR Gerekçe bölümünün 2 numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/291 Esas, 2016/464 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarında 5237 sayılı Kanun’un 51/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraflardan “1 yıl” ibarelerinin çıkartılarak yerine “1 yıl 15 gün” ibarelerinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.