2. Ceza Dairesi 2012/8843 E. 2013/29479 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2012/8843 Esas 2013/29479 Karar 11.12.2013
2. Ceza Dairesi 2012/8843 E., 2013/29479 K.
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret, kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında, kasten yaralama suçundan ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin karara yönelik olarak katılan sanıklar ... ve ... vekillerinin itirazları üzerine ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2010 tarih ve 2010/74 D.... sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve bu karar karşı her hangi bir kanun yoluna başvurulmadığı belirlenmekle tebliğnamedeki bu husustaki düşünceye iştirak edilmemiştir. A-Katılan Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine ilişkin katılan sanıklar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede, Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, B-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede, Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Suç için, yasada, kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza(hapis cezası) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez(Yeni TCK.m.50/2). Bu durumda, yasada yalnızca adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtildiği için, önlemlere çevrilebilir. T.C. -2- YARGITAY 2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA Y A R G I T A Y İ L A M I
TCK.nın 86/2. maddesindeki suç tanımında, hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Kanunun 50/2.maddesine aykırı davranılması, 2-Sanık ... ile tanıklar ....ve ....’un ifadelerinde, katılan ...’ın sanığın oğluna dükkanın önünde hakaret içerikli sözler söylemesi üzerine olayların geliştiğinin anlaşılması karşısında sanık ... lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin kararda tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. Ziyaret istatistikleri için Google Analytics, reklam ölçümü için Meta Pixel çerezlerini ise yalnızca onay verirseniz kullanırız. Ayrıntılar Çerez Politikamızda.