2. Ceza Dairesi 2012/25368 E. 2012/43977 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2012/25368 Esas 2012/43977 Karar 17.10.2012
2. Ceza Dairesi 2012/25368 E., 2012/43977 K.KANUNLARIN ZAMAN BAKIMINDAN UYGULANMASI TEKERRÜR MÜKERRIRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJIMI TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 81 CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN (5275) Madde 108 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 143 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 142 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 7
ÖZET: BİR İNFAZ REJİMİ KURUMU OLARAK DÜZENLENEN TEKERRÜR YÖNÜNDEN, İNFAZ HÜKÜMLERİNİN DERHAL UYGULANIRLIĞI İLKESİNİN GEÇERLİ OLMADIĞI, 5237 SAYILI YASANIN LEHE OLDUĞU KABUL EDİLEREK YAPILAN UYGULAMALARDA, ALEYHE OLAN VE İNFAZI İLGİLENDİREN BU HÜKMÜN UYGULANMA OLANAĞININ BULUNMADIĞI GÖZETİLMELİDİR..
Hırsızlık suçundan sanık Hüseyin’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair, (Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesi)’nin 14.07.2005 tarihli ve 2003/285 esas, 2005/337 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16.02.2012 gün ve 2011/2569/9902 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2012 gün ve 2012/59502 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.12.2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3. fıkrasında “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
765 sayılı Yasanın 81/1. maddesinde, beş seneden fazla süreyle mahkumiyet halinde cezanın infaz edildiği ya da düştüğü tarihten itibaren on sene ve diğer cezalarda beş sene içinde başka bir suç işlenmesi halinde, yeni suça verilecek cezada altıda bire kadar artırım yapılacağı, 5237 sayılı Yasanın 58/1. maddesinde ise önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanacağı, bunun için cezanın infaz edilmiş olmasının gerekmediği ve aynı maddenin 6. fıkrasında da tekerrür halinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde ise hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı belirtilmekle, yeni yasada infaz rejimi kapsamında kabul edilen tekerrür yönünden, infaz hükümlerinin derhal uygulanırlığı ilkesi geçerli olmayıp, sanık lehine olan hükmün uygulanması gerekecektir.
765 sayılı Yasada tekerrür, cezada artırım nedeni olarak öngörülmüş iken, yeni yasada öngörülen mükerrirlere özgü infaz rejimi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108. maddesinde düzenlenmiş ve koşullu salıverilme süresinin, süreli hapis cezasında, cezanın dörtte üçü olarak kabul edilmesi suretiyle, infaz koşulları ağırlaştırılarak, koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi kurumu olarak düzenlenmiştir. Buna göre, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aleyhe olan ve infazı ilgilendiren bu hükmün uygulanma olanağı bulunmadığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen 14.07.2005 gün ve 2003/285, 2005/337 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca (BOZULMASINA), aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle hükümde yer alan “Sanık Hüseyin hakkında cezanın, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına”, ilişkin kısmın hüküm fıkrasından ÇIKARTILMASINA, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.