2. Ceza Dairesi 2011/27687 E. 2013/13496 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2011/27687 E. 2013/13496 K. — Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2011/27687 Esas 2013/13496 Karar 27.05.2013
2. Ceza Dairesi 2011/27687 E.,  2013/13496 K.

Tebliğname No : 4 - 2009/117736
MAHKEMESİ : Fatih 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/11/2008
NUMARASI : 2006/910 (E) ve 2008/1443 (K)
SUÇ : Görevliye hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, yasada hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi nedeniyle, seçenekli yaptırımlardan neden hapis cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2) Olayın meydana geldiği Kadın Doğum servisinin yeterli araştırma yapılmadan aleni olarak kabul edilmesi suretiyle sanığın cezasında artırım yapılması,
3) Sanığın olay günü hastanede tedavi gören yakını adına katılan tarafından yazılan ilaçları almak için eczaneye gittiği ve ilacın piyasadan toplanması nedeniyle alamadığı, bu nedenle katılanla görüştüğü ve bir kaç kez eczaneye gidip gelmek zorunda kaldığı, son görüşmesinde ise katılanın kendisine kötü davranması nedeniyle eylemi gerçekleştirdiğini savunması karşısında, bu hususta sanık lehine TCK 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
4- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararının da belirlenemediği gözetilerek, adli sicil kaydına göre sabıkası da bulunmayan sanık hakkında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “CMK 231. maddesinin 6. fıkrasındaki yasal şartların sanık lehine gerçekleşmemesi ve manevi zararın tazmin edilmediği” biçimindeki, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın