Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 05.07.2007 tarihli sonu oturumda sanık müdafiinin hazır olduğu belirtilmiş ve hüküm sanık müdafiinin yüzüne karşı verilmiş ve sanık müdafii hükmü temyiz etmemiş ise de, müdafiinin 5271 sayılı CMK.nun 150/3.maddesi uyarınca sanığa zorunlu olarak atanan müdafii olduğuna dair dosyada bir ara kararı ve bilgiye rastlanılmadığı, sanık tarafından verilmiş bir vekaletnamenin de dosyada bulunmadığı ve sanığın müdafiiden de haberdar olmadığı anlaşılmakla, yokluğunda verilen hükmün sanığa 13.12.2007 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, sanığın 18.12.2007 tarihindeki temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.