19. Hukuk Dairesi 2011/5250 E. 2011/14317 K. — Yargıtay Kararı
19. Hukuk Dairesi 2011/5250 Esas 2011/14317 Karar 21.11.2011
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/5250 E., 2011/14317 K.
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Tarih : 21.12.2010 No : 2010/515-2010/1606
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava takip konusu çekle ilgili olarak çekteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiası ile açılmış menfi tespit davasıdır. Dosya içerisinde bulunan Antalya 3.İcra Müdürlüğü’nün 2009/3622 Esas sayılı dosyasından davalı ...’in takip konusu çek keşidecisi ...(davacı), ... aleyhine yaptığı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi olduğu, bu dosyadaki çek örneğinden takipte borçlu gösterilen ... cirosuyla çekin takipte borçlu olarak gösterilmeyen ...’e, ondan ... Yağ Servisi...’ya, onun cirosu ile de davalı hamil ...’e geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan takip alacaklısı ...’in icra dosyasında zapta geçen 22.07.2009 tarihli imzalı beyanları ile alacağını bu tarihte dava dışı ... Hırd.Orm. Ür.İnş. Taah. Tur. Tic. San. Ltd. Şti.’ne temlik ettiği, işbu sahteciliğe dayalı menfi tespit davasının ise bu temlikten sonra 05.03.2010 tarihinde açılmış olduğu dosya içeriği ile sabittir. Yapılan bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacı keşideci, temlik eden davalı hamile karşı çek nedeniyle sahteciliğe dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti istemiyle davalı hamile karşı işbu menfi tespit davasını açmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Ne var ki; mahkemece davanın sahtecilik iddiasına dayalı olduğu gözetilerek konusunda uzman bilirkişi kurulundan veya Adli Tıp Kurumu’ndan dava konusu çekteki imza üzerinde inceleme yaptırılıp bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle İcra Hukuk Mahkemesinde alınmış olan bu yöne ilişkin raporla yetinilerek karar verilmesinde isabet bulunmadığı gibi, davanın menfi tespit davası olduğu dikkate alınarak imzanın davacıya ait olmadığının saptanmasında ise sadece borçlu olmadığının tespitine karar vermekle yetinilmesi gerekirken 3.kişilerin haklarını ihlal edecek biçimde çekin iptaline de karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca; davalı hamilin çeki ciro yoluyla iktisap ettiği, bu nedenle kötüniyetli hamil olduğu da kanıtlanamadığı gözetilerek tazminatla sorumlu tutulmaması gerekirken aksine %40 tazminatla sorumlu tutulması da doğru değildir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.