18. Ceza Dairesi 2015/20951 E. 2017/13447 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

18. Ceza Dairesi 2015/20951 E. 2017/13447 K. — Yargıtay Kararı

18. Ceza Dairesi 2015/20951 Esas 2017/13447 Karar 21.11.2017
18. Ceza Dairesi 2015/20951 E.,  2017/13447 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ... ve ...’ün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B- Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Görevi yaptırmamak için direnme suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini, dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen ve seçimlik hareketli bir suç olan görevi yaptırmamak için direnme suçunda, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit niteliğindeki davranışların yanı sıra engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, katılanların aşamalardaki beyanlarının farklılık içermesi ve 03.09.2010 tarihli tutanak ile de uyumlu olmaması karşısında, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmadan ve ayrıca olay tutanağında, sanık ...’ün kendisini yaralamasından sonra tekne ile barınağa doğru giderken sanıkların “ananızı sinkaf edeceğiz, görürsünüz siz” dediklerinin belirtilmesi karşısında, sanıkların, katılanların hangi görevinin yapılmasını engellemeye yönelik cebir ve/veya tehdit niteliğinde eylemlerde bulundukları belirtilip değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Atılı suçun birden fazla görevliye karşı işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanıklar hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ...’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın