17. Hukuk Dairesi 2010/2992 E. 2010/7301 K. — Yargıtay Kararı
17. Hukuk Dairesi 2010/2992 Esas 2010/7301 Karar 27.09.2010
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2992 E., 2010/7301 K.
MAHKEMESİ :Sakarya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalıya kasko sigortası sözleşmesiyle sigortalı olan aracın pert olacak şekilde hasar gördüğünü, ancak sigorta tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, ödenmeyen 20.000,00 TL tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, aracın rehin alacaklısı bankadan muvafakat alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, aracın rehin alacaklısı bankanın açık bir muvafakatinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava dışı T.İş Bankası A.Ş Sinop Şubesi'nin dain ve mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmaktadır. TTK.’nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270. maddesi hükme gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir. Somut olayda, dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı bankanın, dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine açık muvafakati olmadığından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunulan belgeye göre, davacı kredi borcunu dava dışı bankaya ödediği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının aktif dava ehliyeti bulunmaktadır. Öte yandan, husumet yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilecek hususlardan olup, mahkemece husumete ilişkin bu yeni durumu değerlendirmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.