17. Hukuk Dairesi 2009/7938 E. 2009/6899 K. — Yargıtay Kararı
17. Hukuk Dairesi 2009/7938 Esas 2009/6899 Karar 27.10.2009
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/7938 E., 2009/6899 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu ...'ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Eyüp, ... Mahallesi, 1099 parselde l. Kat, 2 nolu bağımsız bölümü 31.05.2001 tarihinde davalı ...'e sattığını belirterek, tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili, borçluyu tanımadığını, yurtdışında yaşadığını, yatırım amacıyla dava konusu taşınmaz üzerinde 5 adet bağımsız bölüm aldığını, dava konusu taşınmazın kaba inşaatı bitmiş halde 70,200 dolara alındığını, ayrıca borçlunun Emlakbank Çemberlitaş şubesindeki kredi ve kefalet borçlarının ödendiğini, tasarrufun borçdan önce yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı borçlu, savunma yapmamıştır. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında fark olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yasanın 278/3-2 maddesinde yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama gibi sayılmış ve bu tasarrufların iptale tabi olduğu kabul edilmiştir. Tasarrufun bu bent uyarınca iptal edilebilmesi için malın satış tarihindeki gerçek değeri ile satış bedeli arasında aşırı oransızlık bulunması gerekir. Satılan taşınmaz üzerinde ipotek veya haciz kayıtları varsa, alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olduğundan satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilir. Bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydından ipotek ve haciz miktarının göz önünde tutulması gerekir. Somut olayda bilirkişi tarafından tasarruf tarihinde rayiç değeri 50.000YTL olarak belirlenen dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli üzerindeki ipotekle birlikte 54.000YTL olduğundan misli farkın varlığından sözetmek mümkün değildir. Bu durumda dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143/5.maddesi gereğince davacı Tasfiye Halinde Türk Ticaret Bankası A.Ş.'nden harç alınmasına yer olmadığına 27.10.2009 tarihinde oybiliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.