17. Ceza Dairesi 2017/1749 E. 2017/10537 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

17. Ceza Dairesi 2017/1749 E. 2017/10537 K. — Yargıtay Kararı

17. Ceza Dairesi 2017/1749 Esas 2017/10537 Karar 27.09.2017
17. Ceza Dairesi 2017/1749 E.,  2017/10537 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin evinin yan kısmında bulunan odunluk tabir edilen bölmeden motosikletinin çalındığını beyan etmiş olması karşısında; mahallinde keşif icra edilip suça konu motosikletin çalındığı yerin bina içinde veya eklenti niteliğinde olup olmadığı tespiti ile suça sürüklenen çocuğunu alınan beyanında motosikletin üzerinde anahtar bulunduğunu belirtmesi nedeniyle motosikletin üzerinde anahtar bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun taktiri gerektiği halde, bu husus yerine getirilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yapılan keşif ve müştekinin alınan beyanı neticesinde;
a-Eylemin TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu kabul edildiği takdirde, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son. maddesinin gözetilmesine,
b-Eylemin TCK'nın 141/1. maddesine uyduğu kabul edildiği takdirde ise,
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-TCK'nın 168. maddesinin 1. fıkrasında etkin pişmanlık nedeniyle 2/3 oranına kadar indirim yapılacağının ifade edilmesi, aynı maddenin 2. fıkrasında ise indirim oranın ½ olarak öngörüldüğünün anlaşılması karşısında; soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösteren suça sürüklenen çocuk hakkında ½ den daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin 19/12/2012 yerine, 21/12/2012 olarak yazılması suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın