17. Ceza Dairesi 2015/191 E. 2015/186 K. — Yargıtay Kararı
17. Ceza Dairesi 2015/191 Esas 2015/186 Karar 01.04.2015
17. Ceza Dairesi 2015/191 E., 2015/186 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihi ve saatinin 28.04.2004 saat 19:00 suları ile 29.04.2004 günü saat 03:00 suları olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. I-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Mağdurun aracını 28.04.2004 günü saat 19:00 sularında kilitleyip bıraktığını, 29.04.2004 günü saat 03:00 sularında yerinde olmadığını anladığını beyan ettiği, sanıkların suçlamayı kabul etmediği ve 28.04.2004 tarihinde güneşin yaz saati uygulamasına göre saat 20.04'te battığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesindeki gece sayılan zaman diliminde işlendiği sabit olmadığı halde, anılan Yasanın 143. maddesi gereğince uygulama yapılarak sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi, 2-) Kasten işlemiş oldukları suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetlernin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından, 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, aynı Yasanın 142/1-b, 62/1. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında belirlenen sonuç cezanın “1 yıl 8 ay hapis cezasına” indirilmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.01.2014 gün ve 2013/2-686 Esas ve 2014/19 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; sanıkların, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan aracı kilit kısmını zorlayıp, direksiyon alt muhafazasını kırıp, düz kontak yapmak suretiyle çalıştırıp götürmeleri şeklindeki olayda, suç konusu araçla ilgili olarak hırsızlık eylemini gerçekleştirebilmek için araçtan bağımsız olan başkaca bir mala zarar verme sözkonusu olmayıp bizzat suç konusu olan araç üzerinde meydana gelen bir zarar bulunduğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun yanında ayrıca mala zarar suçundan da hüküm kurulamayacağının düşünülmemesi, Kabule ve uygulamaya göre de; Mağdurun 05.10.2010 tarihli oturumda sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği ve suç tarihi itibariyle mala zarar verme suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu gözetilmeden, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'in temyiz nedenleri ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.