16. Hukuk Dairesi 2016/15236 E. 2020/38 K. — Yargıtay Kararı
16. Hukuk Dairesi 2016/15236 Esas 2020/38 Karar 27.01.2020
16. Hukuk Dairesi 2016/15236 E., 2020/38 K.
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ... ve arkadaşları,... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1984 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına eşit paylarla tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 12.899,35 metrekarelik kısmın, (B) harfi ile gösterilen 36.184,72 metrekarelik kısmın ve (E) harfiyle gösterilen 3.265,05 metrekarelik kısmın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla davacılar adına eşit hisse ile tapuya kayıt ve tesciline, (B1) harfiyle gösterilen kısma yönelik talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, çekişmeli taşınmazın kendi miras bırakanları ...’dan intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin rızaen taksim edildiğini ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın kendi adlarına payları oranında tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece fen bilirkişi raporunda (A), (B) ve (E) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden davacılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları beyanlarında taşınmazın öncesinde davacının murisi ... tarafından kullanıldığını, ölümünden sonra da davacıların zilyet olduğunu, ancak mirasçılar arasında rızai taksim yapıldığını bilmediklerini beyan etmişlerdir. Bu açıklamalara göre davacı tarafın taksim iddiası kanıtlanamamış olduğundan, murisin terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu kuşkusuzdur. Elbirliği mülkiyetinde ise mirasçılar arasında zilyetlik hükümleri işlemeyeceğinden taşınmazda zilyet olan mirasçının zilyetliğinin tereke adına sürdürüldüğünün kabulü zorunludur. Hal böyle olunca davacılar taksim iddiasını kanıtlayamadıklarına ve çekişmeli taşınmazın terekeye döndürülmesini de talep etmediklerine göre, mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. Ziyaret istatistikleri için Google Analytics, reklam ölçümü için Meta Pixel çerezlerini ise yalnızca onay verirseniz kullanırız. Ayrıntılar Çerez Politikamızda.