16. Hukuk Dairesi 2011/8859 E. 2012/666 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

16. Hukuk Dairesi 2011/8859 E. 2012/666 K. — Yargıtay Kararı

16. Hukuk Dairesi 2011/8859 Esas 2012/666 Karar 02.02.2012
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/8859 E.,  2012/666 K.

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 14, 34, 39, 119 ada 1, 120 ada 1, 121 ada 2 ve 12 parsel sayılı 3341,40, 2569,28, 5614,42, 20774,12, 6077,09, 433,69 ve 1766,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı ... ve müşterekleri adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların ... mirasçıları, davalı ... ... ve müşterekleri ile kendi adlarına tescili istemi ile, davacı ... ise, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının babası ... ... mirasçıları adlarına tescili istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ...’ın temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ...’in temyizine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... tarafından davalıların annesi ...’a 1973 yılında bağışlandığı, o tarihten beri ... ve ölümünden sonra da davalıların zilyetliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, davalıların dayanağı 13.10.1973 tarihli görüp görme senedi başlıklı senet yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmediği gibi, taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldıkları da yöntemince araştırılmamıştır. Taşınmazların öncesinin kök muris ...’dan geldiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ... tarafından taşınmazların davalıların annesi ...’a bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanmamış ise ...’nün ölümünden sonra taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise taşınmazların kime düştüğü noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece bu hususlarda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulmuştur.
Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; taraflardan iddia ve savunmalarını kanıtlamalarına yönelik delilleri sorulup toplanılmalı, murisin ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallara ait kadastro tutanaklarının örnekleri ile mirasçıları adlarına tespit edilen taşınmazların tutanak örnekleri getirtilmeli, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve senet tanıkları katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşifte senette yazılı sınırlar yerel bilirkişilere ve senet tanıklarına tek tek okunarak zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerce ve senet tanıklarınca gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle senedin çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı ve senetteki her bir taşınmazın hangi parsele karşılık geldiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, senedin dava konusu taşınmazlara ait olduğunun saptanması halinde, zilyetliğin de devredilmiş olup olmadığı, taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı sorulup saptanmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar denetime elverişli şekilde teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, taşınmazların senet kapsamı dışında kaldıklarının anlaşılması halinde ...’ın ölüm gününde terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, akibetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, mirasçıları arasında usulen taksim olup olmadığı, taksim varsa kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, taşınmaz almayan mirasçısı varsa hissesine karşılık ne aldığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, gerektiğinde murisin diğer mirasçıları dinlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın