16. Hukuk Dairesi 2010/9321 E. 2011/3712 K. — Yargıtay Kararı
16. Hukuk Dairesi 2010/9321 Esas 2011/3712 Karar 20.06.2011
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9321 E., 2011/3712 K.
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanık ...'ın 2004 sayılı İcra ye İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 03/05/2010 tarihli ve 2010/165-288 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/06/2010 tarihli ve 2010/1076 değişik ... sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine ... Bakanlığından verilen 20.11.2010 gün ve 68980 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 02.12.2010 gün ve K.Y.B. 2010/297254 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi, Tebliğnamede, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/10/2001 tarihli ve 2001/16-181 esas, 2001/200 sayılı kararında da belirtildiği üzere, haciz tutanağında yapılan ödeme taahhüdünde borç miktarının tüm fer'ileriyle birlikte dökümlü olarak hesaplanıp, rakamsal olarak açıkça gösterilmemesi nedeniyle, taahhüdün hukuken geçerli olmadığı, böylece atılı suçun oluşmadığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında ... 2.İcra Müdürlüğünün 2009/4235 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 9.4.2009 tarihinde icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen tutanakta borç miktarının 9.554,11 TL olarak gösterildiği, tutanağın beyan kısmında da borçlunun "borcu 17.4.2009 tarihinde ödemeyi taahhüt ediyorum" şeklinde taahhütde bulunması, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği 17.03.2009 tarihi ile taahhüt tarihi arasındaki sürenin kısa oluşu, ödeme emrinde asıl borç ile birlikte faiz, komisyon ücreti gibi detayların gösterilmiş olması ve en önemlisi de taahhüt edilen miktarın rakamsal olarak hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde net olarak belirlendiği ve bu miktar üzerinden icap ve kabul işleminin gerçekleştiği anlaşılmakla taahhütnamenin geçerli olduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğname yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 20.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.