16. Hukuk Dairesi 2008/3398 E. 2008/4294 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

16. Hukuk Dairesi 2008/3398 E. 2008/4294 K. — Yargıtay Kararı

16. Hukuk Dairesi 2008/3398 Esas 2008/4294 Karar 10.06.2008
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3398 E.,  2008/4294 K.

MAHKEMESİ : BİLECİK İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık ... ...’nın İİK.nun 338. maddesi gereğince 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Hükümden sonra 8.2.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrası hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle anılan yasanın 231. maddesinin 6. fıkrasının (C) bendinde belirtilen, “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi”nin gerekmesi, diğer taraftan İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinde “Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleri ile beraber ceza düşer.” hükmü ile sağın üzerine atılı bulunan İcra ve İflas Kanunu’nun 338. maddenin birinci fıkrasında “alacaklının şikayeti”nin aranması karşısında, atılı suçtan dolayı 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi mümkün değildir. Diğer bir anlatımla, borçlu sanık alacaklının zararını giderdiğinde yani borcunu ödediğinde İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğundan dolayı 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrasının somut olayımızda uygulama yeri bulunmadığından tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Ancak;
2- 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 23. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 352/b maddesi yürürlükten kaldırılması ile artık hükmedilen cezanın şartları bulunduğu takdirde seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine bir engel bulunmaması karşısında, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanık hakkında tayin olunan cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesi ve ertelenmesi,
İsabetsizdir. Açıklanan nedenlerle sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 10.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın