16. Hukuk Dairesi 2007/3190 E. 2007/2908 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

16. Hukuk Dairesi 2007/3190 E. 2007/2908 K. — Yargıtay Kararı

16. Hukuk Dairesi 2007/3190 Esas 2007/2908 Karar 17.09.2007
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/3190 E.,  2007/2908 K.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 118 ada 347 ve 367 parsel sayılı 8.344,06 ve 4058,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesindeki zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığından Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde her iki parsel ile dilekçede sınırları belirtilen 5000 ve 3000 metrekarelik ve kadastro harici tespit edildiğini ileri sürdüğü taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle murisi ...mirasçıları adına tespit ve tescili gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 118 ada 347 ve 367 parsele yönelik davaların sıfat yokluğundan reddine, diğer iki taşınmaza ilişkin dava tespit dışı bırakılan yere ilişkin olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dava açma sıfatı bulunmadığından 118 ada 347 ve 367 parsellere yönelik davanın sıfat yokluğundan reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine, davacının dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği iki parça taşınmaz hakkında da tespit dışı bırakılan yerlere ilişkin bulunduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Ancak; davacının temyiz dilekçesine eklediği nüfus aile kayıt tablosunun incelenmesinden, davacının murisi ...'in evli olarak 27.8.1956 yılında ölen oğlu İbrahim Ciğer'in oğlu olduğu bu itibarla miras bırakanla irs ilişkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı muristen intikalen eklemeli zilyetliğe dayandığına göre davasının dinlenmesi gerekir. Bu itibarla mahkemenin kabulü doğru bulunmadığı gibi davacının dava dilekçesinde hudutlarını belirttiği 2 parça taşınmazın tespit dışı bırakılıp bırakılmadığı belirlenmeden yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi de doğru değildir. Bu durumda davacıdan zilyetlikle ilgili tüm delilleri sorulup toplanmalı, komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilmeli, mahallinde icra olunacak keşif sırasında taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş şekli, özellikle zilyetliğin terk edilip edilmediği hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanakların edinme sebebi sütununda zilyetliğin terk edildiğinin yazılı olması nedeniyle tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli, beyanlar arasında çelişkiler söz konusu olduğu takdirde bu çelişkilerin yüzleştirme yapılarak giderilmesine çalışılmalı, zilyetliğin terki yönünden uzman ziraatçi bilirkişiden rapor alınmalı ayrıca mahkemenin gözlemi de keşif zaptına yazılmalıdır. Keşif sırasında davacının dilekçesinde hudutlarını gösterdiği taşınmazlara ilişkin kadastroca tutanak
tanzim edilip edilmediği fen bilirkişi raporu ile belirlenmeli, tutanakları düzenlenmemiş ise mahkemenin görevsizliği resen nazara alınmalı, 118 ada 347 ve 367 sayılı parsellere ilişkin dava yönünden ise tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 17.9.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın