Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanıkların infaz kurumunda bulundurdukları jilet parçalarının hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 20. maddesi ile yapılan düzenleme uyarınca 5237 sayılı TCK’nın 297/2-b maddesi kapsamında kalıp kalmadığı tartışılarak sonucuna göre hukuki durumlarının yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, 2- 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesinin “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklinde düzenlenmesi karşısında, sanık ...’ın görevli mahkemece savunması alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Sanıklardan ...’ın 18 yaşından küçük olduğu sırada işlediği suçlara ilişkin ilamlarının tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, 4-Sanıklardan ... hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken sanığın sabıka kaydında yer alan en ağır cezayı içeren mahkumiyeti yerine infazda tereddüt oluşturacak biçimde birden fazla mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması, 5-Hakaret suçundan kurulan hükümde sanıkların bulunduğu cezaevinin aleni yer olmadığı gözetilmeden ve iddianamede de bu yönde bir sevk maddesi bulunmamasına rağmen ek savunma hakkı tanınmadan sanıklar hakkında TCK’nın 125/4 maddesi gereğince uygulama yapılarak fazla ceza tayini, 6-Mağdurların TCK'nın 6/1-d maddesine göre kamu görevlisi olması ve bu nedenle suçun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmiş olması karşısında; hakaret eyleminin, TCK'nın 125/3-a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle hakaret suçunu oluşturmasına rağmen, sanıklar hakkında TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması, 7-Sanıkların hakaret eylemini birden çok mağdura karşı işlediklerinin kabulü karşısında, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında suçu zincirleme şekilde işledikleri ve haklarında tek bir hakaret suçundan hüküm kurulup, belirlenen ceza üzerinden TCK'nın 43. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması, 8-Sanıklardan ...’ın basit yaralamaya teşebbüs eylemi nedeniyle, mağdurun sıfatı nazara alınarak TCK’nın 86/3-c maddesinin de cezanın artırılması sırasında gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 9-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların sonuç ceza itibariyle kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.