15. Ceza Dairesi 2017/8414 E. 2019/14101 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2017/8414 Esas 2019/14101 Karar 04.12.2019
15. Ceza Dairesi 2017/8414 E., 2019/14101 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- TCK'nın 157/1, 52/2 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet 2- TCK'nın 207/1 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, katılan ...’tan satın aldığı mal karşılığında, hesap sahibi olan ...’dan çalınan 06/02/2011 tarihli, 6.850 TL bedelli, keşide yeri bulunmayan sahte çeki verdiği, çekin bankaya ibrazında çalıntı olduğunun tespit edildiği, sanığın bu şekilde atılı suçları işlediği iddia edilen olayda; 1-Özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımı, alınan ekspertiz raporu, oluş ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, atılı suçu işlemediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2-Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11/07/2014 tarih ve 2013/15-782 Esas ve 2014/355 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; çekin hile unsuru olarak kullanılmasının daha ağır bir cezayı gerektirmesinin nedeni mağdura bakan yönüdür. Yasal unsurları eksik ya da tümden sahte oluşturulmuş bir çek kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçlarında da, bankanın bir maddi varlığı veya böyle bir maddi varlığın bulunduğu algısı hile olarak kullanılmakta, mağdur çeke güvendiği için daha kolay aldatılmaktadır. Kaldı ki çekin unsurlarının eksik olması bankanın maddi varlığı olduğu olgusunu da değiştirmemektedir. Bu nedenle aldatma kabiliyetini haiz olması şartıyla çekin tümden sahte olarak oluşturulmuş olması veya unsurlarının eksik olmasının suçun bu nitelikli halinin oluşumu bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Somut olayda, keşide yeri bulunmayan sahte çek nedeniyle, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi gereğince mahkumiyetine hükmedilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle, basit dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 04/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.