Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıkların, sanık ...'ın vefat eden babasından kalan maaşı alabilmek için muvazaalı olarak boşandıkları ve fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların mahkeme tarafından mutlak butlanla malul bir karar olduğuna hükmedilmeyen bu nedenle hukuken geçerli olan bir kararla boşandıktan sonra, eşlerin bir arada yaşamasını engelleyen birlikte yaşamanın suç olduğuna dair kanuni bir düzenlemenin bulunmaması karşısında, eşlerin bir arada yaşamasının boşanmanın maaş almak amacıyla yapıldığının ve hileli davranışın delili olamayacağı, nitekim 5510 Sayılı Kanun'un 56. maddesinde bu durumu tespit edilen kimselerin gelir ve aylığının kesileceği ve ödenmiş tutarların geri alınacağının belirtildiği, bu hususta cezai düzenlemenin bulunmadığı, sanıkların eyleminin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.