15. Ceza Dairesi 2017/11580 E. 2019/12041 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2017/11580 Esas 2019/12041 Karar 18.11.2019
15. Ceza Dairesi 2017/11580 E., 2019/12041 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Tüm sanıklar hakkında CMK 223/2-c maddesi gereği ayrı ayrı beraat
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bir kısım sanıklar vekili Av. ...'ın 12/12/2013 tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti konusunda temyiz talebinin olduğunu, gerekçeli kararın tebliğini talep ettiği, ancak 18/12/2013 tarihli dilekçesi ile temyiz haklarından vazgeçtiklerini belirtmesi karşısında, katılan Kurum vekilinin temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede; 1- Sanıklar ..., hakkında verilen beraat hükümlerinin temyiz incelenmesinde; Sanıkların, ilgili firmaların düzenlediği geçek mal hareketine dayanmayan müstahsil makbuzlarının üzerine ilgili ticaret borsası başkanlıklarının kaşelerinin sahte olarak vurulması ve sahte alım satım beyannamelerini kullanarak hububat ve baklagil desteği ödemelerinden faydalandıkları, bu suretle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işledikleri ve/veya iştirak ettikleri iddia edilen olayda, sanık savunmaları, soruşturma raporu, bilirkişi raporları, müstahsil makbuzları, alım satım beyannameleri, çiftçi kayıt belgeleri, tarım müdürlüğü yazıları ile tüm dosya kapsamına göre sanıkların üzerine yüklenen suçun sabit olmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde ve mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/10/1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasının değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedinin esas alındığı ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı tayinini öngördüğü, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmaması karşısında, kendilerini aynı vekille temsil ettiren ve beraatlerine karar verilen sanıklar lehine tek bir vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine hükmedilmesi, ayrıca, hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için vekalet ücreti 2.640 TL olmasına rağmen 2.400 TL olarak hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasından sanıklara vekalet ücreti verilmesine ilişkin kısımların çıkartılarak yerlerine, "Sanıklar ..., ... kendilerini aynı vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince belirlenen 2.640 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak adı geçen sanıklara verilmesine", yine "Sanıklar ... kendilerini aynı vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince belirlenen 2.640 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak adı geçen sanıklara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın hüküm tarihinden sonra 28/12/2013 tarihinde vefat ettiğinin UYAP'tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 18/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.