15. Ceza Dairesi 2015/6864 E. 2015/24869 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2015/6864 Esas 2015/24869 Karar 05.05.2015
15. Ceza Dairesi 2015/6864 E., 2015/24869 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Şikâyetçiler ... ve ...’den menfaatin en son temin edildiği tarihlerin dosya kapsamından net olarak anlaşılamaması karşısında; bu şikâyetçilere yönelik eylem nedeniyle zamanaşımı sürelerinin dolduğundan bahisle düşme talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. ... şirketinin yetkilileri olan sanıklar ... ile... şirketine ait inşaatın kereste işini yüklenmeleri karşılığında hak ettikleri daireleri satacaklarını söyleyerek, kendilerine ait olmayan taşınmazları şikayetçilere satmak suretiyle haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda; ticari şirket adına hareket eden sanıkların eylemlerinin, TCK’nın 158/1-h. maddesinde yer alan dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmek görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş olup, katılanlar vekili ve sanık... müdafii ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.