15. Ceza Dairesi 2013/9915 E. 2015/22666 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2013/9915 Esas 2015/22666 Karar 30.03.2015
15. Ceza Dairesi 2013/9915 E., 2015/22666 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda, sanık ...’nin .. müdürlüğünde devlet memuru olarak çalıştığı ve kızı olan diğer sanık ... 19/09/2005-31/05/2006 tarihleri arasında sigortalı gözükmesine rağmen sanık ...’nin 2005-2006 yıllarında çalıştığı kuruma kızı ...’nın her hangi bir tüzel veya özel kuruluştan sağlık yardımından yararlanmadığını beyan ettiği, sanık ...’nın sigortalı olduğu dönemde ... Başmüdürlüğü’nün sağlık hizmetlerinden faydalanmak suretiyle toplam 673,01 TL sağlık harcaması yaparak kurumu zarara uğrattığı iddia edilen olayda, sanığın bakmakla yükümlü olarak gösterdiği 19/09/2005- 31/05/2006 tarihleri arasında ..’lı olan sanık ... sağlık hizmetlerinden yararlanmasa bile kendi sosyal güvencesi kapsamında söz konusu tedavi giderlerinin yine kurumca karşılanmasının gerekeceği, nitekim suç tarihinden sonra sosyal güvenlik hizmetlerinin .. .. bünyesinde birleştirilmesi sonucunda harcamaların ortak bir kaynaktan yapılması nedeniyle kurumun herhangi bir zararının oluştuğundan söz edilemeyeceği, sanıkların katılan kurumun sağlık yardımı için gerekli olan koşulları kanun ve yönetmelik hükümlerine göre araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldıracak hileli davranışı bulunmadığı gibi, suç işleme kastının olmadığı gerekçesiyle beraatlarına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 30/03/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.