15. Ceza Dairesi 2013/3612 E. 2014/19432 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2013/3612 Esas 2014/19432 Karar 24.11.2014
15. Ceza Dairesi 2013/3612 E., 2014/19432 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Daha önce aynı durakta dolmuş şoförlüğü yapması nedeniyle katılanları tanıyan sanığın, şehirlerarası otobüs terminalinde ...Tur isimli firma bünyesinde çalıştırmak üzere otobüs satın aldığını belirtip, iki şoföre ihtiyacı olduğuna dair yalan söyledikten sonra bu duruma inanan katılanlardan sözde satın aldığı otobüste şoför olarak çalıştırma işlemlerinin tamamlanması bahanesiyle her birinden 32 TL para almak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda; Sanığın ikrar içeren savunmalarına, katılanların beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın sabit görülen eyleminin müteselsilen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ''5237 sayılı TCK'nın 157/1,43/2, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 25 gün adli para cezası karşılığı aynı kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ''5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 43/1-2 maddesi gereğince 1/4 oranında arttırılarak 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 52/2 maddeleri gereğince verilen 6 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere sonuç olarak 120.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına'' ifadelerinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.