15. Ceza Dairesi 2013/28683 E. 2016/3277 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2013/28683 Esas 2016/3277 Karar 11.04.2016
15. Ceza Dairesi 2013/28683 E., 2016/3277 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık
Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, katılanın kullanmış olduğu cep telefonunu aradığı, isminin ..... olduğunu, polis memuru olduğunu, katılanın terör örgütüne 150.000 TL tutarında yardım yaptığını, bunun suç olduğunu, 26 yıl cezasının olduğunu, bunu yapan şahsı yakalayabilmek için kendilerine kontör ve para göndermesi gerektiğini söylediği, katılanın inanarak 200 TL'lik para kontör gönderdikten sonra sanığın istemesi üzerine 5000 TL para yatırdığını, akabinde 13.000 TL para daha yatırdığı iddia edilen olayda; Sanığın savunmasında banka kartlarını çaldırdığını, daha sonrasında bankayı arayarak iptal ettirip yenisini çıkarttığını beyan ettiği, ancak iptal üzerine bankamatik kartlarınında kullanılamayacağı bu nedenle sanığın savunmasına itibar edilmeyerek tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddine, ancak; a-Adli para cezasının hesaplanmasında 62. madde gereğince indirim yapılırken 416 gün adli para cezasına karar verilmesi gerekirken 417 gün adli para cezasına karar verilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, b-5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ve sırasıyla hükümde yer alan ''417 gün'' ve ''8340 TL'' ibarelerinin çıkarılarak yerine ''416 gün'' ve ''8320 TL'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.