15. Ceza Dairesi 2012/700 E. 2013/14437 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2012/700 Esas 2013/14437 Karar 01.10.2013
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/700 E., 2013/14437 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanık ve şikayetçinin aynı isim ve soy ismi taşıdıkları, amca çocukları oldukları, şikayetçinin sürücü belgesinin sanık tarafından bulunup ele geçirildiği ve sanığın bu belge ile ... Telekom İl Müdürlüğü'ne başvurarak suç tarihinde oturmuş olduğu "... Mahallesi ... sokak Mo :.." sayılı yerdeki adresine telefon bağlantısı yapılmasını istediği, şikeyetçi tarafından başvuru yapılıyormuş gibi şikayetçinin rızası ve bilgisi olmadan onun adına ancak kendisinin oturduğu adrese ... nolu telefonu bağlattığı, 06.02.2006 tarihli bağlantı/nakil başvuru formu ile telefon iş emri/sözleşme formunu düzenleyip imzaladığı, daha sonra ise şikayetçi adına almış olduğu telefonu kullanıp görüşme yapmasına rağmen bu telefonun 868 TL tutarındaki borcunu ödemediği, bundan dolayı da şikayetçi hakkında Telekom Müdürlüğü'nce icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla, mahkemenin mahkumiyet hükmüne dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 1-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "120 gün", "100 gün" ve "2000 TL"adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", "4 gün" ve "80 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.