15. Ceza Dairesi 2012/5040 E. 2013/18354 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2012/5040 Esas 2013/18354 Karar 25.11.2013
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/5040 E., 2013/18354 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanık ...’ın, ablası... ile birlikte ... ... istikametinde seyir halinde bulunan şikâyetçinin aracına otostop yapmak suretiyle bindikleri, sanığın, yolculuk sırasında şikâyetçiye tarlada altın bulduğunu ve satmak istediğini belirttiği, şikâyetçinin güvenilir birilerini bulabileceğini söylemesi üzerine sanığın bunu kabul ettiği ve birbirlerine telefon numaralarını vererek ayrıldıkları, ertesi gün şikâyetçinin telefonla sanığı aradıktan sonra ...’da buluştukları, yaptıkları görüşmeler sırasında sanığın şikayetçiye verdiği iki adet altını ...’de bir kuyumcuya gösterdiklerinde kuyumcunun, altınların gerçek olduğunu ve 100,00 TL’den alıcı bulacağını beyan ettiği, şikâyetçinin birkaç gün sonra sanığı aradığında yapmış oldukları pazarlık neticesinde 15.000,00 TL’ye anlaştıkları, daha sonra sanığın yanında ablası ... olduğu halde kimlikleri tespit edilemeyen iki erkek şahıs ve bir kız çocuğu ile birlikte ...’da tren istasyonunda buluştukları, şikâyetçinin 15.000,00 TL tutarındaki parayı Erkan’a teslim ettiği ve gerçek altınlardan sandığı 150 adet altını aldığı, ayrıca geri kalan altınları da almak istediğini belirttiğinden bu amaçla hep birlikte ...’a gittikleri, ...’ta hastane yakınlarında bir yerde sanık ile ablasının şikayetçinin yanından ayrıldıkları, şikayetçinin altınları saydığında 143 tane olduğunu öğrenince sanığı arayarak neden eksik olduğunu sorduğunda sanığın, bir sonraki alışverişte bunu telafi edeceklerini söyleyince şüphelenerek altınları Kula’da bir kuyumcuya gösterdiğinde sahte olduğunu öğrendiği anlaşıldığından, sanığın eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle kabul edildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.