15. Ceza Dairesi 2012/3433 E. 2014/116 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2012/3433 Esas 2014/116 Karar 13.01.2014
15. Ceza Dairesi 2012/3433 E., 2014/116 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanığın katılan ile aynı inşaatta çalışmalarından dolayı birbirlerini tanıdıkları, katılanın yurtdışına işçi olarak gitmesini sağlayacağı vaadi ile kandırarak 250 TL parasını ve cep telefonunu aldığı, daha sonra katılanı oyaladığı ve sonradan ortadan kaybolduğu olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesine göre ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin karar yerinde gösterilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında TCK’nın 52. maddesi uyarınca adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasında “…diğer taksitlerin muaccel hale geleceği…” ibaresinden sonra gelmek üzere“ ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/01/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.